Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) tarafından düzenlenen “Türkiye’de Dinamik Nüfus ve Belediyelere Adil Bütçe Dağılımı” Yuvarlak Masa Politika Toplantısı, Birlik hizmet binasında gerçekleştiriliyor.
TBB, “Türkiye’de Dinamik Nüfus ve Belediyelere Adil Bütçe Dağılımı” çalışmasının ikinci aşaması kapsamında Yuvarlak Masa Politika Toplantısı düzenliyor. Belediyelerin ilgili genel sekreter yardımcıları ve mali hizmetler birimlerinin yöneticilerini bir araya getiren toplantıda, değişen nüfus hareketlerinin belediyelerin hizmet yüküne ve finansman sistemine nasıl yansıtılabileceği ele alınıyor.
Arslan: “Hizmet yükü ile mali kapasite arasında daha sağlıklı bir ilişki kurulmalı”
Toplantının açılışında konuşan TBB Genel Sekreter Yardımcısı Şengül Altan Arslan, belediyelerin üstlendikleri hizmetlerle sahip oldukları kaynaklar arasındaki dengenin yerel yönetim sisteminin uzun süredir tartışılan başlıklarından biri olduğunu belirtti. TBB’nin geçmiş yıllarda belediye gelirleri, genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan payların dağıtımı ve kayıtlı nüfusun ötesinde hizmet sunmanın oluşturduğu mali yük konusunda çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Arslan, “Sıfırdan başlamıyoruz. Geçmişte ortaya konulan çalışmaları ve kurumsal birikimi de yanımıza alarak meseleyi, değişen nüfus hareketleri ve belediyelerin gerçek hizmet yükü üzerinden ele alıyoruz.” dedi.
Geçen yıl gerçekleştirilen çalıştayda turizmden gündüz nüfusuna, ikinci konutlardan dönemsel işgücü hareketlerine kadar farklı nüfus hareketlerinin ele alındığını hatırlatan Arslan, kentlerin nüfusunun artık yalnızca ikamet adreslerinden ibaret olmadığını söyledi. Nüfusun gün içinde, mevsimlere ve ekonomik ya da sosyal hareketliliğe bağlı olarak değiştiğini belirten Arslan, “Belediyeler gerçekte kaç kişiye ve nasıl bir nüfusa hizmet veriyor?” sorusunun çalışmanın temel sorularından biri olduğunu ifade etti.
Dinamik nüfusun finansman sistemine dahil edilmesi için hareketliliğin güvenilir biçimde ölçülmesi, yarattığı hizmet yükünün değerlendirilmesi ve bunun adil bir kaynak dağılımı mekanizmasına dönüştürülmesi gerektiğini belirten Arslan, adil kaynak dağılımının yalnızca dinamik nüfusu yüksek belediyelerin daha fazla kaynak alması anlamına gelmediğini kaydetti. Arslan, kaynak dağılımının bütün belediyeler açısından nesnel ve öngörülebilir kriterlere dayanması ve hizmet yükü ile mali kapasite arasında daha sağlıklı bir ilişki kurulması gerektiğini vurguladı.
Arslan, TBB’nin rolünü belediyelerin sahadaki deneyimini, merkezi idarenin bilgi ve sorumluluğunu, akademik birikimi ve uzmanlığı aynı masa etrafında buluşturmak olarak tanımladı. Ortaya çıkan birikimin karar vericilerin değerlendirebileceği somut önerilere dönüştürülmesini arzu ettiklerini dile getiren Arslan, “Çünkü nihayetinde tartıştığımız şey yalnızca belediye bütçelerinin nasıl paylaştırılacağı değil. Kentlerin değişen gerçekliği karşısında, belediyelerin sunduğu hizmetlerin nasıl adil ve sürdürülebilir biçimde finanse edileceğini tartışıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Demir: “Bir sistem oluşturmak önemli”
TBB Genel Sekreter Yardımcısı Ulaş Altun'un da katıldığı programın moderatörlüğünü İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Doç. Dr. Ahmet Oğuz Demir üstlendi. Demir, İstanbul örneğinden hareketle dinamik nüfusa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mevcut mevzuatın dinamik nüfus hareketlerini karşılamadığını belirten Demir, üniversite hareketliliği, tarımsal göç, afetlerden kaynaklanan nüfus hareketliliği ve iklim değişikliği başta olmak üzere yeni nüfus hareketlerinin mevzuat düzenlemelerinde dikkate alınması gerektiğine işaret etti.
Dinamik nüfusun farklı boyutlarıyla ele alınması gerektiğini ifade eden Demir, “Bir sistem oluşturmak önemli. Günümüz artık bize çok büyük esneklikler sunuyor. Bu esnekliği mevzuat içerisinde nasıl tanımlayabileceğimizi ve tartışabileceğimizi ele alacağımız bir toplantı olmasını arzu ediyoruz.” dedi.
Demir, veri temelli dinamik bir finansman modelinin oluşturulup oluşturulamayacağının ve çok kriterli dağılım sistemlerinin mevzuat açısından nasıl mümkün hale getirilebileceğinin tartışılması gerektiğini söyledi. Dönemsel nüfus hareketliliğinin yalnızca gün içindeki hareketlilikle sınırlı tutulmaması gerektiğini vurgulayan Demir, bu hareketliliğin de göz önünde bulundurulduğu yeni bir çerçevenin oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Yerel yönetimlerin kentlerin çevresinden insanına, doğasından diğer canlılarına kadar geniş bir sorumluluk alanına sahip olduğunu söyleyen Demir, yerel yönetimlerin daha fazla bilgi ve kaynakla hareket edebilmesinin gerekliliğine işaret etti. Demir, “Onların bu noktada daha fazla bilgi ve daha fazla kaynakla hareket edebilmeleri; dünyanın geleceği, ülkemizin geleceği ve o şehirde bugün ve gelecekte yaşayacak insanlar açısından son derece kıymetli.” ifadelerini kullandı.
Demir, önümüzdeki dönemde dinamik nüfusa ilişkin sorunların yalnızca bir finansman meselesi olarak değil, geleceğe ilişkin bir mesele olarak ele alınması gerektiğini vurgulayarak, toplantının ortak politika geliştirme ve karar alma süreçlerine katkı sunmasını hedeflediklerini kaydetti.
Mevcut sistem ve reform seçenekleri değerlendirilecek
Toplantının ilk oturumunda, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’nin belediye finansmanına etkisi, kayıtlı nüfus ile hizmet yükü arasındaki farklar, turizm, gündüz nüfusu, geçici nüfus hareketleri ve mevcut merkezi bütçe paylaşım sistemi değerlendirilecek.
İkinci oturumda ise dinamik nüfusun belediye finansmanına yansıtılmasına yönelik merkezi bütçe ve belediye gelir sistemi seçenekleri, veri kaynakları, kurumlar arası veri paylaşımı, pilot uygulamalar ve kademeli reform yaklaşımı ele alınacak.
Çalışmanın çıktıları raporlaştırılacak
Toplantı kapsamında elde edilen değerlendirmelerin, Yuvarlak Masa Sonuç Raporu, Politika Uzlaşı Belgesi ve Mevzuat Reform Matrisi ile TBMM ve ilgili bakanlıklara sunulabilecek politika önerilerine dönüştürülmesi planlanıyor. Çalışmanın, belediyelerin hizmet yükü ile mali kaynakları arasındaki dengenin güçlendirilmesine, dinamik nüfusun kamu finansmanı sisteminde daha etkin biçimde dikkate alınmasına ve ilgili mevzuat çalışmalarına teknik katkı sunması hedefleniyor.
