Türkiye Belediyeler Birliği (TBB), Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından Çocukların Eğitim Süreçlerinin Güvenliğine İlişkin Koruyucu ve Önleyici Hizmet ve Tedbirlerin Artırılmasına Yönelik İş Birliği Protokolü imzalandı.
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı örgün eğitim kurumları ve açık öğretim okullarında öğrenim gören öğrenciler ile eğitime erişim sağlayamamış çocukların eğitim süreçlerinin güvenliğine ilişkin usul ve esasları belirleyen protokole TBB ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imza koydu.
Şahin: “Bu büyük devletin imkânlarını kullandığınız zaman çözemeyeceğimiz hiçbir sorun yok.”
Pandemi sürecinde belediyelerin eğitimi aksatmamaya yönelik çalışmalarını hatırlatan Başkan Şahin, Gaziantep’te hayata geçirilen güvenli okul çalışmalarını anlattı. Gaziantep’in gençlere yönelik meslek edindirme çalışmalarında da değinen Şahin, Gaziantep’in bilim şehri ve spor şehri olduğunu söyledi. 18 yaş altına yönelik bir model geliştirdiklerini aktaran Şahin, “Medeniyet kodlarımıza dönüyoruz. Teknolojiyi kullanıyoruz. Hiçbir anne Aylan Bebeklerin ölmesine fırsat veremez. Hiçbir anne çocuğunun uyuşturucu kullanmasına izin veremez. Bizim medeniyet kodlarımızın bize talimatını uygulayın. Bu büyük devletin imkânlarını kullandığınız zaman çözemeyeceğimiz hiçbir sorun yok.” ifadelerini kullandı.
Soylu: “Türkiye büyüdükçe talepler de büyüyor.”
Okulların güvenliğini sağlamaya yönelik yapılan çalışmalara değinen Bakan Soylu, “Meselenin bir tarafına değil 360 derecesine bakmaya yönelik bir adımın atılması bizim temel ihtiyaçlarımızdan birisi haline geldi. Türkiye büyüyor. Türkiye’nin ihtiyaçları da büyüyor. Türkiye büyüdükçe talepler de büyüyor. Sorun alanları çeşitleniyor. Onun için sürekli izleyen, sürekli takip eden, sorunların peşinden gelen değil önleyici tedbirler alan, onları önceleyen ve onlarla ilgili adım atmayı devlet kapasitesinin en önemli görevi olarak nitelendiren bir anlayışı Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bu ülkede yönetmeye çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.
Özer: “Eğitim bir ülke için milli güvenlik meselesidir.”
Törende konuşan Bakan Özer, bir ülkenin en kalıcı ve sürdürülebilir sermayesinin beşeri sermaye olduğunu belirterek bu sermayeyi nitelikli hale getirmede kullanılan en önemli enstrümanın eğitim olduğunun altını çizdi. Eğitimin bir ülke için milli güvenlik meselesi olduğunu aktaran Özer konuşmasına şöyle devam etti: "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu beşeri sermayenin eğitimden maksimum yararlanması için gerçekten devasa yatırım yapıldı. Okul öncesinden ortaöğretime, ortaöğretimden yükseköğretime kadar her alanda tüm illerimizde, ilçelerimizde çok kapsamlı seferberlikler yapıldı. Cumhuriyet tarihinde tanıklık etmediğimiz bir yatırıma tanıklık ettik hep birlikte ve kısa sürede bunun sonuçlarını da gördük. Okullaşma oranlarımızdan gördük. Okul öncesi eğitimde 2000'li yıllarda 5 yaştaki okullaşma oranı yüzde 11'di. Bugün yüzde 92'dir. Benzer şekilde ortaöğretimde, yükseköğretimde ve tüm alanlarda gerçekten bu memleketin evlatları, bulundukları yerde kaliteli eğitime erişmeyle ilgili her türlü imkâna sahip olmuşlardır."
Yanık: “Yaptığımız her işte çocuğun üstün yararını gözeterek hizmet üretiyoruz.”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının çocuklara yönelik çalışmalarından bahseden Bakan Yanık ise çocukların insanlığın bir emaneti olduğunu kaydederek şu ifadelere yer verdi: “Tek bir ölçümüz var; çocuğun üstün yararını korumak. Bütün çalışmalarımızda, yaptığımız her işte çocuğun üstün yararını gözeterek hizmet üretiyoruz. Çalıştığımız her dezavantajlı grupta merkeze aldığımız bir başka bakış açısı ise aile odaklı olması. Ailenin en kıymetli üyeleri olan çocuklarımıza sağlıklı, huzurlu, güvenli bir yaşam alanı sunmak için çalışıyoruz.”
