Bilindiği üzere İçişleri Bakanlığı, Onüç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmialtı İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun, TBMM görüşmeleri devam ederken yayımladığı Genelge ile büyükşehir sınırlarına dahil olup, ilçe belediyelerine bağlanacak olan belde belediyelerimizin tasarruf yetkilerini sınırlandırmış idi.
Beldibi Belediyemizin, İçişleri Bakanlığı’nın 24/04/2012 tarih ve 11085 sayılı Genelgesinin birinci maddesinin iptali amacıyla Danıştay 8’inci Dairesinde açmış olduğu davada;
“ …İdari vesayet merkezi yönetimin, yerel yönetimlerin icrai kararlarını onama, geri çevirme ve kimi ayrık durumlarda da değiştirerek onama yetkisidir. Başka bir anlatımla, merkezi yönetime yerinden yönetim organları ve onların çalışmaları üzerinde, kamu yararını korumak amacıyla üst otoritelere yasa ile verilen yetkilerin bütünüdür. Bu yetki yerel yönetimlerin yetkisini ortadan kaldıracak, etkisiz kılacak biçimde kullanılamayacağı gibi kanunda öngörülen vesayet denetimine ilişkin sınırların yorum yoluyla genişletilmesine de hukuken olanak bulunmamaktadır.
Yukarıda aktarılan Anayasa kuralından da anlaşılacağı üzere, merkezi idare içerisinde yer alan valiliklere belediyelerin kimi işlemleri üzerinde onay yetkisi tanınması, ancak Kanunda öngörüldüğü takdirde mümkün olup; böyle bir yetkinin başka bir düzenleme ile tanınmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Vesayet yetkisi, Anayasa’nın 123’üncü maddesi ile öngörülen idarenin bütünlüğü ilkesini sağlamanın bir aracı olmakla birlikte, sadece bu ilkeden hareketle vesayet yetkisinin Kanunla öngörülmesine gerek olmadığı sonucuna varılması da mümkün değildir.
Dava konusu Genelge ile Valilik onayına bağlanan işlemlere ilişkin mevzuatın incelenmesinden ise, ilgili konuların valilik onayı ile yapılabileceğine ilişkin yasal bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
Bu durumda, yasada açıkça tanımlanmamış bir vesayet yetkisi öngören dava konusu Genelgede hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, açıkça hukuka aykırı olan dava konusu Genelgenin uygulanması halinde belediye hizmetlerinin aksayacağı ve hizmetten yararlanan vatandaşlar yönünden telafisi güç veya imkansız zararlara neden olabileceği açıktır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Kanunun 27/2 maddesinde belirtilen koşulların birlikte gerçekleştiği anlaşıldığından, istemin kabulü ile İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 24/04/2012 gün ve 11085 sayılı Genelgesinin 1’inci maddesinin yürütmesinin durdurulmasına…”
gerekçesi ile yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.
Beldibi Belediyemizin, İçişleri Bakanlığı’nın 24/04/2012 tarih ve 11085 sayılı Genelgesinin birinci maddesinin iptali amacıyla Danıştay 8’inci Dairesinde açmış olduğu davada;
“ …İdari vesayet merkezi yönetimin, yerel yönetimlerin icrai kararlarını onama, geri çevirme ve kimi ayrık durumlarda da değiştirerek onama yetkisidir. Başka bir anlatımla, merkezi yönetime yerinden yönetim organları ve onların çalışmaları üzerinde, kamu yararını korumak amacıyla üst otoritelere yasa ile verilen yetkilerin bütünüdür. Bu yetki yerel yönetimlerin yetkisini ortadan kaldıracak, etkisiz kılacak biçimde kullanılamayacağı gibi kanunda öngörülen vesayet denetimine ilişkin sınırların yorum yoluyla genişletilmesine de hukuken olanak bulunmamaktadır.
Yukarıda aktarılan Anayasa kuralından da anlaşılacağı üzere, merkezi idare içerisinde yer alan valiliklere belediyelerin kimi işlemleri üzerinde onay yetkisi tanınması, ancak Kanunda öngörüldüğü takdirde mümkün olup; böyle bir yetkinin başka bir düzenleme ile tanınmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Vesayet yetkisi, Anayasa’nın 123’üncü maddesi ile öngörülen idarenin bütünlüğü ilkesini sağlamanın bir aracı olmakla birlikte, sadece bu ilkeden hareketle vesayet yetkisinin Kanunla öngörülmesine gerek olmadığı sonucuna varılması da mümkün değildir.
Dava konusu Genelge ile Valilik onayına bağlanan işlemlere ilişkin mevzuatın incelenmesinden ise, ilgili konuların valilik onayı ile yapılabileceğine ilişkin yasal bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
Bu durumda, yasada açıkça tanımlanmamış bir vesayet yetkisi öngören dava konusu Genelgede hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, açıkça hukuka aykırı olan dava konusu Genelgenin uygulanması halinde belediye hizmetlerinin aksayacağı ve hizmetten yararlanan vatandaşlar yönünden telafisi güç veya imkansız zararlara neden olabileceği açıktır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Kanunun 27/2 maddesinde belirtilen koşulların birlikte gerçekleştiği anlaşıldığından, istemin kabulü ile İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 24/04/2012 gün ve 11085 sayılı Genelgesinin 1’inci maddesinin yürütmesinin durdurulmasına…”
gerekçesi ile yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.
