Ana içeriğe atla

Vakıf Kuran Kadınlar Konferansı Çevrim İçi Yapıldı

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB), Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle Vakıflar Haftası kapsamında "Vakıf Kuran Kadınlar Konferansı" çevrim içi düzenlendi.

 

Etkinliğin açılış konuşmaları TBB ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve Vakıflar Genel Müdürü Burhan Ersoy tarafından yapılırken Yazar Alev Alatlı da konferansın tema konuşmasını gerçekleştirdi.

 

Vakıflar medeniyetinin sosyal adalet ve sosyal barışı sağlamada çok önemli olduğunu aktaran Başkan Fatma Şahin, “Çok önemli bir aydayız, on bir ayın sultanındayız. Kur'an ayındayız. Kur'an-ı Kerim’i okuduğunuz zaman, İslam’ın beş şartını anlattığında her defasında namazın yanına zekatı koyuyor. Sosyal adalet ve sosyal barış için zekatın ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz. Bu ayın en önemli özelliği veren el olmak ve komşusu açken tok yatan bizden değildir anlayışı.” dedi. Vakıf medeniyetinin güncellenmesi gerektiği yönünde bir kanaat olduğunu söyleyen Şahin, pandemiyle birlikte dünyanın yeniden yapılanmaya gittiğini belirterek bu yapılanmada tek başına ekonomik kalkınmanın huzur ve mutluluk getirmediğini, vakıf medeniyetinin güçlenmesi anlamına gelen insani kalkınmanın ve çevresel kalkınmanın bir zaruret haline dönüştüğünü kaydetti. Doğru metodolojiler, doğru projeler ve işler üretilmesi gerektiğini altını çizen Şahin, “İnsanı koruyabilmemiz için, doğayı, ekosistemi, Allah’ın yarattığı bu mevcut yapıyı koruyarak kullanmamız lazım. Vakıf medeniyeti çevresel, insani, hukuki kalkınma, empati, şefkat, rahmet, genel ahlakı kapsıyor. İnsani değerleri yükseltmemiz gerekiyor.” dedi. Konferansın sonuçlarını değerlendirerek bu çalışmayı bir Türkiye Projesi haline getirmek istediklerini bildiren Şahin, “Hanımefendi ile de bunu konuştum. Kendisi de çok heyecanlandı. Önümüzdeki yıl Vakıf Medeniyeti Haftası’nda bu büyük meseleyi dünyaya doğru bir modelle anlatmamız gerekiyor. Bu değerleri güçlü ailelerle güçlendirmemiz lazım. Zaman koordinasyon, iş birliği ve verimlilik zamanı. Bugün yapacağımız çalışmaların sonucunda gelinen noktayı ileri nasıl götüreceğiz buna bakacağız. Birlikte yeneceğiz, birlikte iyileşeceğiz, birlikte başaracağız inşallah.” şeklinde konuştu.

 

Vakıflar Genel Müdürü Burhan Ersoy konuşmasında vakıf medeniyetinin tarihsel sürecine ilişkin detaylı bilgiler aktardı. Ersoy, Osmanlı’dan günümüze kalan 59 bin vakıf kaldığını belirterek bu vakıfları kuranlar arasında yüzlerce kadının olduğuna dikkati çekti. Ersoy konuşmasında şu sözlere yer verdi: “İnsanın yardımlaşma ve dayanışma ruhuyla var olduğuna inanarak, bu ruhun en önemli topraklarının ecdadımızdan bize miras kalan topraklar olduğunun idrakı içerisindeyiz. Bunun eylem hali vakfetmek, kurumsal hali ise vakıftır. Hz. Peygamberimizce belirlenmiş bir modele dayanan vakıf müessesesi, İslam medeniyetinin oluşumun etkili rol almış, 11.yüzyıldan beri toplumların refahı üzerine çalışmalara başlamıştır.”  

 

Konferansın tema konuşmasını yapan Yazar Alev Alatlı, Başkan Fatma Şahin’in başarılarına dikkati çekerek “Beni düşündüğünüz zaman Fatma Şahin’e bakın. Yapıcı olmak böyle bir şey. Benim ömrümde en canımı sıkan cümle ‘yerim dar, oynamıyorum’dur. Yer darlığı bahanedir. Fatma Şahin’in neler yaptığını gördük. Seninle çok iftihar ediyorum.” sözlerini kullandı. Türk insanının yaptığı başarıları anlatamadığının altını çizen Alatlı; “Kendimizi anlatmayan insanlarız. Bu bir ulusal haslet ve lanet diye düşünüyorum. Çok gururlu insanlarız, burnumuz yere düşse almıyoruz dolayısıyla yaptıklarımızı anlatmıyoruz, susmayı tercih ediyoruz. Oysa yurtdışına baktığımız zaman bir lale yetiştiriyorlar 500 yıl onları okuyoruz. Yaptığımızı satamıyoruz. Her adımında bu ülkenin bir mucize var. Tarihin sürekliliğini Anadolu’da görebiliyorsunuz.” dedi.

 

Osmanlı tarihinin yeniden yazılışında vakıflara büyük yer verilmesi gerektiğini söyleyen Alatlı, “Vakıf gözüyle bakmak zorundayız. ‘Gönüllü fedakarlık’ diye bir kavram vardır. Bu hukukla kanunla olacak şey değildir. İnsanların inançlarından kültürlerinden kaynaklanan fedakarlık biçimidir. Yasalarla ancak bir yere kadar bir şey yapabilirsiniz. Vakıf bir anlamda da ölüme meydan okumadır. Ölümden sonra her şey insan bitmez. Ölümden sonranın bir anlamı vardır. Bu dünyadan boşu boşuna geçmediğinizin kaydıdır vakıf medeniyeti. Hoş bir seda bırakmak,  hafızalarda kalmak, fikrinizle duygularınızla mukim olmak ve devam ettirebilmek hepimizin gizli hevesidir.” ifadelerini kullandı.

 

Konferansın ilk oturumu Gazikültür A.Ş. Genel Müdürü Prof. Dr. Halil İbrahim Yakar moderatörlüğünde; Tohum Otizm Vakfı Kurucu Başkan Yardımcısı Aylin Sezgin, SosyalBen Vakfı Kurucusu Ece Çiftçi, AÇEV Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ayla Göksel, Kaleseramik Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı Genel Müdürü Rana Birden’in katkılarıyla yapıldı.

 

Konferansın ikinci oturumu ise Türkiye Maarif Vakfı Mütevelli Heyet Üyesi Prof. Dr. Aşkın Asan'ın moderatörlüğünde yapıldı. T3 Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Banu Özbek, TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Fatmanur Altun, Kerim Vakfı Kurucularından ve Türk Kadınları Derneği Genel Başkanı Emine Bağlı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Araştırmacısı Dr. Sevim Can oturuma konuşmacı olarak katkı verdi. Konferans, TBB Genel Sekreteri Birol Ekici’nin kapanış konuşmasıyla tamamlandı.