Ana içeriğe atla

SÜRDÜRÜLEBİLİR KENT İÇİ HAREKETLİLİK PLANLARI

SÜRDÜRÜLEBİLİR KENT İÇİ HAREKETLİLİK PLANLARI[1]

 

2000’li yıllarda Avrupa Birliği (AB) kentlerinde yaşam kalitesini arttırmak için sürdürülebilir ve entegre planlama yaklaşımı benimsenmiştir. Bu nedenle 2009 yılında Sürdürülebilir Kent İçi Hareketlilik Planları (SUMP), Avrupa Komisyonu’nun Kent İçi Hareketlilik için hazırlanan eylem planında yeni bir planlama yaklaşımı olarak sunulmuştur. 2010’da AB Konseyi SUMP geliştirilmesi yönündeki desteğini açıklamıştır. Rekabet Edebilirlik ve İnovasyon Yürütme Ajansı ve Avrupa Komisyonu’nun (EACI) 2010-2013 yılları arasındaki ortak çalışmalarının ürünü olarak Ocak 2014’de “SUMP Geliştirme ve Uygulama Kılavuzu”hazırlanmıştır. Bu kılavuz SUMP hazırlığına dâhil olan paydaşlar, yerel yönetimler, kent içi ulaşım ve hareketlilik uygulayıcılarına destek sağlamak için geliştirilmiştir. O zamandan beri, Avrupa ve dünyadaki birçok şehir SUMP geliştirmiştir. Ancak uygulayıcıların çözüm bulması gereken yeni zorlukların ortaya çıkması, kentsel hareketlilikte önemli değişiklikler yapılması gerekliliğini ortaya koymuştur. Teknolojik gelişmeler ve kamuoyunun yeni ulaşım biçimlerini/modlarını benimseme isteği - geleneksel özel otomobil sahipliği modelinden yeni toplu taşıma hareketlilik türlerine geçiş - kentsel hareketlilik uygulayıcıları ve paydaşları için yönetilmesi hızla değişen bir politika alanı olmuştur.

 

SUMP’ın Kapsamı Nedir?

Sürdürülebilir Kent İçi Hareketlilik Planı (SUMP), daha iyi bir yaşam kalitesi için şehirlerdeki ve çevrelerindeki insanların ve işletmelerin hareketlilik gereksinimlerini karşılamak için tasarlanmış stratejik bir plandır. 

Mevcut planlama uygulamalarına dayanır; entegrasyon, katılım ve değerlendirme ilkelerini dikkate alır.

 

SUMP şu temel 8 kuralı içerir: 

-        “İşlevsel kentsel alanda” sürdürülebilir hareketliliği planlama

-        Kurumsal sınırlar arasında iş birliği yapma

-        Vatandaşları ve paydaşları içerme

-        Mevcut ve gelecek performansı ölçme

-        Uzun dönemli ve açık bir uygulama planı tanımlama

-        Tüm taşıma biçimlerini/modlarını entegre bir şekilde geliştirme

-        İzleme ve değerlendirme için düzenleme 

-        Kaliteyi sağlama

 

Geleneksel planlama yaklaşımlarının aksine, SUMP vatandaşların ve paydaşların katılımına, sektörler arasındaki politikaların (özellikle ulaşım, arazi kullanımı, çevre, ekonomik kalkınma, sosyal politika, sağlık, güvenlik ve enerji) farklı hükümet katmanları arasında ve özel aktörlerle işbirliğinde ve geniş kapsamlı politikaların koordine edilmesine özel önem vermektedir. Konsept, aynı zamanda, hareketliliğin tüm yönlerini, biçimlerini ve hizmetleri bütünleşik bir şekilde kapsama ve idari sınırları içindeki tek bir belediyenin aksine, tüm "işlevsel kentsel alan" için planlama yapma ihtiyacını vurgulamaktadır.

 

Geleneksel Ulaşım Planlaması ile Sürdürülebilir Kent İçi Hareketlilik Planı Arasındaki Farklar:

Geleneksel Ulaşım Planı

SUMP

Trafik odaklıdır

İnsan odaklıdır

Temel amacı: Trafik akış kapasitesi ve hızıdır

Temel amacı: Erişilebilirlik; sosyal eşitlik, sağlık ve çevresel kalite içeren Yaşam Kalitesi ve Ekonomik uygulanabilirliktir.  

Taşıma biçimlerine odaklı

Tüm ulaştırma biçimlerinin bütünleşik gelişimi ve sürdürülebilir hareketliliğe geçiş odaklı

Temel konu olarak altyapı

Altyapının, pazarın, mevzuatın, bilgilerin ve tesislerin kombinasyonu/uyumlaştırılması

Sektörel Planlama Belgesi

İlgili politika alanlarıyla tutarlı Planlama Belgesi

Kısa ve orta vadeli delivery plan

Uzun vadeli vizyon ve stratejiye dahil edilmiş kısa ve orta vadeli delivery plan

İdari bir alanı kapsama 

Seyahat-iş akışına odaklı işlevsel kentsel bir alanı kapsama  

Trafik mühendislerinin etkinlik alanı

İnterdisipliner planlama takımının etkinlik alanı

Uzmanlar tarafından planlama

Şeffaf ve katılımcı bir yaklaşım kullanarak paydaşların ve vatandaşların katılımıyla planlama

Kısıtlı etki analizi

Öğrenme ve gelişim için etkilerin sistemik değerlendirilmesi

 

Türkiye’de SUMP Uygulaması ve AB Desteği:

AB’deki gelişmeler ve Türkiye’nin ulaşımındaki mevcut sorunlar nedeniyle, 2015 yılında SUMP kapasite geliştirme ve Türkiye’nin sürdürülebilir kent içi ulaşımdaki mevcut durumunu inceleme amaçlı “Yaşanabilir Şehirler Sempozyumu”düzenlenmiştir. Sempozyumda, Türkiye’deki Büyükşehir Belediyelerinden 16 temsilci katılmış; etkinlikte, katılımcılar yayalaştırma, bisiklet yolları, elektrikli ulaşım sistemleri, ulaşım türleri arası entegrasyon gibi şehirlerinde tamamladıkları sürdürülebilir kent içi ulaşım çözümlerini ve bu çözümlerin şehirlerine kattıklarını, mevcut Ulaşım Ana Planlarına entegre etmeye çalıştıklarında yaşadıkları sorunları, kapasite eksikliklerini paylaşmış ve SUMP konseptinin ulaşımla ilgili problemleri çözme konusunda teşvik edici özelliği olduğunu belirtmişlerdir.

 

SUMP’ların uygulanması Avrupa Komisyonu tarafından zorunlu kılınmamakla birlikte pek çok AB şehrinde bu planlar Ulaşım Ana Planlarının yerini almıştır ve Avrupa Komisyonu da bu planları fon desteği sunarak yaygınlaştırmaktadır. Türkiye’de ilk SUMP 2015 yılında Eskişehir Büyükşehir Belediyesin ’de başlatılmıştır.

 

2019 tarihli “Avrupa Hareketlilik Haftası” kapsamında ise AB'nin resmi gündemine on yıl önce giren Sürdürülebilir Kent İçi Hareketlilik Planları (SUMP)’nın önemi vurgulanmıştır. Karbon emisyonunu sıfırlamayı, güvenliği, çevreyi önceleyen yaklaşımın esasını toplu taşımaya entegre edilmiş bisiklet ve yürüyüş yolları oluşturmayı hedefleyen SUMP’ların otomobil öncelikli eski ulaşım planlarının yerini alacağı belirtilmiştir. Bu çerçevede Ankara, İstanbul, İzmir, İzmit, Trabzon, Kahramanmaraş Belediyelerinin, Sürdürülebilir Kent İçi Hareketlilik Planı başvurusu, Ulaştırma Bakanlığı tarafından öncelikli projeler olarak kabul edilmiştir. Bu kapsamda, metro, otobüs, tramvay duraklarını, yaya ve bisiklet yollarıyla destekleyen, bireysel otomobil kullanımını azaltmayı hedefleyen şehirlerin yeni ulaşım projelerini hayata geçirmek için Avrupa Birliği tarafından belediyelere 25 milyon euro hibe verileceği ve projelerin yüzde 85’inin AB katkısıyla yapılacağı duyurulmuştur.  

 

Avrupa Komisyonu Ulaştırma ve Hareketlilik Genel Müdür Yardımcısı Matthew Baldwin, kentlerde yol güvenliğinin ve sürdürülebilir hareketliliğin sağlanabilmesi için Birliğimiz tarafından da desteklenen “Güvenli Kent Caddeleri Deklarasyonu” ve “Sürdürülebilir Kent İçi Hareketlilik Planları (SUMP)”nın uygulanmasında işbirliğinin önemini anlatıyor.

 

Avrupa Komisyonundan Belediyelerimize Mesaj

 

[1] Bu bilgilendirme metni şu kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır: https://www.eltis.org/sites/default/files/sump-guidelines-2019_mediumres.pdf;