KIYI KENTLERİ ÇALIŞTAYININ BEŞİNCİSİ İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Kıyı Kentleri Komisyonu tarafından yürütülen Kıyı Kentleri Çalıştayı’nın beşinci bölgesel toplantısı, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

TBB Kıyı Kentleri Komisyonu, Mersin, İzmir, Trabzon ve Sinop’un ardından Marmara Bölgesi’ndeki belediyeleri İstanbul’da bir araya getirdi. Çalıştayda, kıyı kentlerinin farklı bölgelerde karşılaştığı ortak sorunların değerlendirilmesi, bölgesel toplantılarda elde edilen tespit ve önerilerin bütüncül bir çerçevede ele alınması ve Komisyon çalışmalarının bir sonraki aşamasına ilişkin yol haritasının oluşturulması hedefleniyor.

Program kapsamında kıyıya erişim, çevresel koruma, iklim değişikliği ve afet riskleri, kıyı planlaması, merkezi ve yerel yönetimler arasındaki ilişkiler, balıkçılık, turizm ve kıyı ekonomisi gibi konular ele alındı.

Başa: “Kentlerin birbirinden öğreneceği çok şey var”

Çalıştayın açılış konuşmasını yapan İSKİ Genel Müdürü Doç. Dr. Şafak Başa, kıyı kentlerinin çevresel korunması, iklim değişikliğine uyum ve altyapı dayanıklılığı konularında belediyeler arası iş birliğinin önemine dikkat çekti.

Başa, çalıştay kapsamında kıyıların nasıl korunacağı, artan çevresel baskılar karşısında kentlerin nasıl daha dayanıklı hâle getirileceği ve yerel yönetimlerin ortak çözüm üretme kapasitesinin nasıl güçlendirileceğini tartışacaklarını aktardı.

Farklı kentlerdeki deneyimlerin  ortak bir politika anlayışına dönüştürmeyi amaçladıklarını belirten Başa,  “Ülkemizde 196 kıyı belediyesi bulunuyor. Bu belediyelerimizin sınırları içerisinde yaklaşık 22,5 milyon insanımız yaşıyor. Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 26’sını oluşturan bu büyüklük, kıyı yönetiminin ülkemizin geleceği açısından taşıdığı önemi açıkça ortaya koymaktadır.” dedi.

Kıyıların kültürel miras, biyolojik çeşitlilik ve ortak yaşam hafızası barındırdığına dikkati çeken Başa, kıyı kentlerinin coğrafi koşulları, ekonomik yapıları ve hizmet ihtiyaçları farklılık gösterse de çevresel koruma, iklim uyumu, altyapı dayanıklılığı ve kıyılara kamusal erişim gibi alanlarda kentlerin birbirinden öğreneceği çok şey bulunduğunu kaydetti.

Başa: “Geleceğin risklerini hesaba katmak zorundayız”

İklim değişikliğinin kentlerin karşı karşıya olduğu riskleri artırırken alışılmış planlama ve hizmet üretme biçimlerinin de yeniden değerlendirilmesini zorunlu kıldığını ifade eden Başa:

“Bir tarafta kuraklık ve su kaynakları üzerindeki baskı, diğer tarafta aşırı yağışlar ve taşkınlar bulunuyor. Kıyı kentlerimizde deniz seviyesindeki yükselme ve kıyı erozyonu da bu tabloya ekleniyor.

Dolayısıyla bugünün ihtiyacını karşılarken geleceğin risklerini hesaba katmak zorundayız. Altyapı sistemlerimizi değişen iklim koşullarına hazırlamak, doğal alanların koruyucu işlevini gözetmek ve afetlere karşı dayanıklılığı kent yönetiminin bütününe yerleştirmek durumundayız.

Bunu başarabilmek için mühendislik birikimiyle ekolojik yaklaşımı, bilimsel araştırmalarla yerel deneyimi buluşturmalıyız. Yatırım kararlarımızdan mekânsal planlamaya kadar her aşamada, birbirini destekleyen ve aynı hedefe yönelen politikalar geliştirmeliyiz.” dedi.

Başa, hazırlanması hedeflenen Kıyı Kentleri Yerel Yönetim Politika Belgesi’nin yetki ve sorumlulukların değerlendirilmesine, kurumsal kapasitenin geliştirilmesine ve iklim uyumu ile afet dayanıklılığı alanlarında yerel yol haritalarının hazırlanmasına katkı sunmasını beklediklerini belirtti. Başa, çevresel korumayı ve kıyılara kamusal erişimi esas alan ilkelerin yerel yönetimler için yol gösterici olacağını kaydetti.

Arslan: “Farklı coğrafyaların deneyimlerinden ortak ilkeler geliştirmeliyiz”

TBB adına konuşan TBB Genel Sekreter Yardımcısı Şengül Altan Arslan, kıyı alanlarının korunması, kamusal erişim, ekolojik bütünlük ve kurumlar arası koordinasyon konularına dikkat çekti.

TBB olarak bölgesel çalıştayları farklı kıyı coğrafyalarının sorunlarını ve ihtiyaçlarını değerlendirmek amacıyla başlattıklarını kaydeden Arslan, farklı coğrafyalarda karşılaşılan benzer sorunlara yönelik ortak ilkeler geliştirilmesinin ve bu ilkelerin yerel koşullara uygun çözümlerle desteklenmesinin önemine işaret etti.  

Kıyı hakkının korunması ve ekolojik bütünlüğün gözetilmesinin, alınan kararların ve bu kararları uygulayan kurumların birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğine dikkati çeken Arslan, “Kıyı alanlarına ilişkin yetki ve sorumluluklar farklı kurumlar arasında dağılmış durumda. Kararlar birçok kurumun görev alanına girerken sonuçları doğrudan kent yaşamına yansıyor. Altyapıdan çevre sağlığına, kamusal alanların kullanımından ulaşıma kadar pek çok konuda vatandaşların beklentileri de çoğu zaman belediyelere yöneliyor.” dedi.

“Mesele, sorumlulukları bir kurumdan diğerine aktarmak değil; farklı kurumların görevlerini birbirini tamamlayacak biçimde yerine getirebildiği bir yönetim anlayışı geliştirmek.” diyen Arslan, bu anlayışın, karar alma süreçlerine katılımı, kurumlar arası koordinasyonu ve görevlerle orantılı kaynak ve kapasiteyi birlikte ele alması gerektirdiğini belirtti. Belediyelerin imkânları arasındaki farklılıkları da hatırlatan Arslan, ortak ilkeleri hayata geçirebilmek için farklı ihtiyaçlara uygun destek ve iş birliği mekanizmalarına da ihtiyaç olduğunu söyledi.

Bölgesel çalıştayların sonunda Kıyı Kentleri Politika Belgesi hazırlamayı hedeflediklerini bildiren Arslan, hazırlanacak belgenin kıyıların kamusal niteliğini ve ekolojik bütünlüğünü esas alan, bölgesel farklılıkları dikkate alan ve yerel yönetimlerin uygulama kapasitesini güçlendirecek politika önerilerine dayanak oluşturan bir çalışma olarak şekillendirilmesinin amaçlandığını dile getirdi.  

Kıyı alanlarının geleceğine yönelik politika önerileri ele alındı

Çalıştayın çerçeve sunumunu Dr. Işıkhan Güler gerçekleştirirken Prof. Dr. Yüksel Yalçın, kıyı mühendisliği perspektifinden İstanbul kıyı alanlarını değerlendirdi. TBB Şehir Plancısı Ayhan Erdoğan "Belediyelerin Kıyı Alanlarına Yönelik Yetki ve Sorumlulukları, Yasal Kurumsal Yapı" başlığında sunumunu katılımcılarla paylaştı.

TBB Kıyı Kentleri Komisyonu çalışmalarının ve değerlendirmelerinin Dr. Kemal Zorlu tarafından aktarılan programda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Şube Müdürü Dr. İlker Aslan da yerel sunumlarını yaptı.

Atölye çalışmalarında ise kıyı kentlerinin karşılaştığı sorunlar ve çözüm önerileri farklı başlıklar altında ele alındı. Kamusal Kullanım, Ekoloji ve Dayanıklılık, Planlama ve Yönetişim ile Mavi Ekonomi başlıklarında gerçekleştirilen atölyelerde, kıyı alanlarının geleceğine yönelik politika önerilerinin geliştirilmesi hedeflendi.