Ana içeriğe atla

GÜVENLİ KENT CADDELERİ DEKLARASYONU

GÜVENLİ KENT CADDELERİ DEKLARASYONU


2019 Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında, Avrupa Komisyonu ve Karayolu Güvenliği Sivil Toplum Kuruluşları Küresel Birliği tarafından 16 Eylül'de Brüksel’de bir “Karayolu Güvenliği Toplantısı” gerçekleştirildi. Etkinlik sırasında POLIS[1] ve Eurocities (Avrupa Şehirler Birliği)[2] tarafından “Güvenli Kent Caddeleri için Yeni Paradigma” başlıklı bir deklarasyon ilan edildi. Deklarasyonda, kentler tarafından taahhüt edilmesi gereken ve trafik güvenliği için doğru ve etkili tedbirler için gerekli 10 ilke belirlendi:[3]

 

“Biz kentler, trafik güvenliği bakımından doğru ve etkili tedbirler için aşağıdaki ilkelerin gerekli olduğunu kabul ediyoruz:

1. Bizim caddelerimiz, bizim sorumluluğumuzdur.

Ölüm ve yaralanma, kentsel hareketliliğin kaçınılmaz bir sonucu değildir. “Güvenli Bir Sistem” yaklaşımı, sürücüler, yayalar, araçlar ve sokaklarımızdaki altyapı arasındaki etkileşimi ele almaktadır. Bu sistemin tüm parçaları iyileştirilmelidir. 

2. Suçlama, koru! 

Sokaklarımız için güvenlik politikaları; hata yapan, davranışlarının yaratabileceği tehlikenin tam olarak farkında olmayan sürücülerin yanı sıra genç, yaşlı veya engelli vatandaşları da gözeterek düzenlenmelidir. Politikalar, dikkatli planlama, gerçekçi yönetim, kapsamlı tasarım ve sıkı uygulama ile ele alınmalıdır.

3. Kent caddeleri otoban değildir!

Şehir sokaklarında yürümek ve bisiklete binmek ehliyet gerektirmez ve yaş sınırlarına tabi değildir. Şehir sokakları, otobanlardan ve karayollarından farklıdır ve özel güvenlik yaklaşımlarına ihtiyaç duyar. 

4. Hareketlilik güvenli olmalı, yoksa sürdürülebilir olmaz. 

Sokaklarımızın güvenliğini artırmak, iklim ve hava kalitesi hedeflerini geliştirmek için yürüme, bisiklete binme, toplu taşıma ve küçük ölçekli hareketlilik seçeneklerinin potansiyelini ortaya çıkaracaktır.

5. Güvenlik verimlilik getirir!

Daha geniş şerit, daha yüksek hız limitleri kentsel trafik sıkışıklığının çözümü değildir. Yürüme, bisiklete binme ve toplu taşıma için koşulların iyileştirilmesi motorlu seyahatlere olan ihtiyacı azaltır. Verimlilik tüm modlarda çalışmalıdır.

6. Riski kaynağında azalt! 

Motorlu taşıtlar, yüksek hızları, daha büyük hacimleri ve daha güçlü yapıları nedeniyle, şehir sokaklarında ana risk kaynağıdır. Sokaklarımızdaki motorlu taşıtların sayısının azaltılması aynı zamanda onların neden olduğu tehlikeleri de azaltmaktadır. 

7. Adalet ve seçme özgürlüğü

Otomobiller ve kamyonlar, kullanıcıları için daha düşük risk; diğer insanlar için daha yüksek risk demektir. Motorlu trafiği tercih eden hareketlilik politikaları, bazı modlar için daha yüksek risk oluşturan ve seçim özgürlüğünü azaltan bir dengesizlik yaratmıştır. Çok modluluk güvenlik açığı anlamına gelmektedir bu nedenle tüm modlar için güvenliği sağlamalıyız.

8. Bilme hakkı

Kamu kurumları birlikte çalışmalı ve trafik güvenliği ile ilgili verileri toplamak ve analiz etmek için gerekli kaynakları tahsis etmelidir. Sivil toplum, trafik kazaları ve trafik kazalarının yol açtığı ölümler ve yaralanmalar ile ilgili bilgilere kolayca erişme hakkına sahip olmalıdır. Trafik güvenliği ile ilgili veriler hakkında açıklık kamu yararınadır ve iyileştirmelerin yönlendirilmesine yardımcı olur.

9. Teknoloji çözüm vaat eder, mazeret olarak kullanılmaz!

Akıllı Hız Yardımı gibi özel motorlu taşıtların sayısını azaltabilecek ve daha güvenli hale getirebilecek teknolojiye ihtiyacımız var. Ancak teknolojik yenilikler, yayalar ve bisikletliler için asla yeni bir sınırlama kaynağı olmamalıdır. Yarının teknolojisi, bugün gerekli olan çözümlerin uygulanmasını geciktirmemelidir.

10. Kentler öncülük etsin!

Sokak güvenliği çabalarında yenilikçi çözümler üreten ve önderlik eden şehirler, ulusal ve uluslararası düzeydeki politikaları şekillendirmek için güçlendirilmelidir. Mevzuat şehirlere sokaklarda güvenliği sağlamak için gerekli adımları atmasında yardımcı olmalıdır. Şehirler, deneyimlerini ulusal ve uluslararası platformlarda diğer şehirlerle paylaşmaları için teşvik edilmeli ve trafik güvenliğinin savunucusu olarak desteklenmelidir.

Brüksel, 16 Eylül 2019” 

 

 

 

POLIS, yerel ulaştırma için yenilikçi teknolojiler ve politikalar geliştirmek üzere Avrupa Şehirleri ve Bölgeleri’nin işbirliği içinde çalıştığı bir kuruluştur. 1989'dan bu yana Avrupa’daki ​​yerel ve bölgesel yönetimler, yenilikçi ulaştırma çözümlerinin yayılımı yoluyla sürdürülebilir hareketliliği teşvik etmek için POLIS bünyesinde birlikte çalışmaktadır. POLIS kuruluşunun amacı, ulaşımı ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarını ele alan entegre stratejiler geliştirmek ve yerel ulaşımın iyileştirilmesini sağlamaktır. Bu amaçla, Avrupa yerel ve bölgesel yetkilileri arasında deneyim alışverişini ve bilgi transferini desteklemektedir. Ayrıca yerel ve bölgesel yönetimler ile sanayi, araştırma merkezleri, üniversiteler ve STK'lar gibi diğer hareketlilik paydaşları arasındaki diyalogu kolaylaştırmaktadır. Hali hazırda yürüttüğü 12 AB Projesi ve 70’e yakın üyesi ile POLIS, yerel ve bölgesel düzeyde etkiye sahip olabilecek ulaşım alanındaki AB politikalarına ve yasal girişimlere katkıda bulunmaktadır.

 

III. ULUSLARARASI YOL GÜVENLİĞİ KONFERANSI

 

Kentiçi yol güvenliğinin sağlanması kapsamında III. Uluslararası Yol Güvenliği Konferansı[4], 19- 20 Şubat 2020 tarihlerinde İsveç’te düzenlenecektir. Konferansın temasını “2030 Küresel Hedeflere Ulaşma” başlığı oluşturmaktadır. Etkinliğe Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve 80’den fazla ülkeden katılımı beklenen bakanlar heyeti destek olmaktadır. Etkinliğe, sanayi ve araştırma dünyasından temsilciler, uluslararası kurum ve kuruluşlar katılacaktır.

Konferans, delegelere, Karayolları Güvenliği 2010-2011 Eylem Planı için Küresel Planı’nın uygulanmasından elde edilen başarıları ve iyi uygulama örneklerini paylaşma fırsatı yaratacaktır. Üzerinde durulacak başlıklar: 

“- 2030 ve sonrasında küresel yol güvenliği için stratejik yönelimleri belirleme,

- Can güvenliğinin sağlanması için kanıtlanmış stratejiler üzerinden faaliyetlere ivme kazandırmanın yollarını tanımlama”olarak belirlenmiştir. 

Konferans ayrıca yol güvenliğini diğer sürdürülebilirlik sorunlarıyla ilişkilendirmek için bir fırsat sağlayacaktır.