Page 9 - İller ve Belediyeler Dergisi
P. 9

MAYIS   '91
             ha  sonralan,   daha  fazla  tanıdığım  dönem­       (yani  iki-üç  düzeyli, yani  alt-üst  geçişli)  çö­
             lerin  çok  daha  ötesinde  hızlıydı.  Se\Tnediği,   zümün    daha  çağlıklı  olup  olmayacağı  şek­
             beğenmediği,   yanlış  bulduğu   her  olaya,  ra­    linde  bir  soru  yöeltildi.  Öyle anırım  ki  Ve­
                                                                                                 s
             kibinin   çapı  ne  olursa  olsun,  bir  masal       dat  Ağabeyimizin   bu  soruya  verdiği  yanıt,
             kahramanı    gibi  cesurca  karşı  çıkıyor,  sal­    toplantımn   son  cümlelerini   oluştururken,
             dırıyordu.                                           ajoılanlarm  belleklerinde  de  unutulmaz   bir
                                                                  anı  kalmasına  neden  olmuştur:
                  Bu  gün  Çanakkale'de    başlayıp,  Ege  ve
             Akdeniz   kıyıları  boyunca üren   taaa  İsken­           "Alt-üst  geçitler  BAŞ  çözümdür.  Bele­
                                         s
             derun'a  kadar   uzanan   turizmi  patlamış  şe­     diyemizin  olanaİdarı  ona  yetmez.  AYAK  çö­
             ridimize  bakıyor   ve  Vedat  Ağabeyimizin   o      zümler  ise  bize yakışmaz.  Ortadan   gidelim
             yıllarda  ortaya  attığı,  sonraları üm  ülkede      dedik ve  GÖBEK özümünü        getirdik..."
                                                t
                                                                                    ç
             yayılan, utulan    ve  beğenilen  sloganı  hatır-
                       t
             Lyorum.                                                   KRAL    VE   BEN...
                  "Sahiller ağma     ediliyor."                        1983  yılı Temmuz   aymın   sıcak  gecele­
                            y
                                                                  rinden  birinde  İ.T.Ü.  liler  Birlik  lokalinde
                  Samrım,    bu  gün   bu   sloğan-uyarının       yanyana   gelmiş,  günün  gelişen  siyasi  olay­
             değeri  çok  daha  iyi olarak  anlaşılmıştır.
                                                                  larından   balısediyorduk.  Masamız    zengin
                  "GÖBEK"       ÜSTÜNE...                         meze tabaklarıyla  donatılmış,  rakı  kadehle­
                                                                  rimiz  buğulanmış,  açık  pencerelerden  giren
                  Yıl  1976  ...  Vedat  Ağabeyimiz   Anlta-      tatlı  Ankara  melteminin  altında  söyleşimiz
             ra'mn   Belediye  Başkanı   ...  Kendisini,  An­     koyulaşmıştı.
             kara  Rotcuy  Müplerinin   müşterek   toplantı­
             sında  konuşmacı    olmaya   davet  ettim.  Der­          Vedat Ağabeyimiz   DYP   kurucuları  ara­
             hal  kabul  etti.  Bulvar  Palas'm  büyük  salo­     sında  yer  almamı  alabildiğine  eleştiriyordu.
             nunda,   t ü m  Anicara  Rotary  Klüpleri  üyele­    Bir  ağabey  olarak, yakınlığına  ve  içtenliğine
             rinin  hazır  bulunduğu,   aynca   hasmımızın        inancımı  bilen  biri  olarak,  kendi  görüş  açı­
             Ankara'da    bulunan    tüm   temsilcilerininde      sından   yanlışlarımı   sıraladıkça  coşuyor,
             katıldığı  gerçelcten  görkemli  bir  toplantı  ya­  coştukça  yenilerini  sıralıyordu.  Sözlerini  si­
             pıldı.                                               yasi  yaşama  gimıekte   geciktiğimi  de  belir­
                                                                  terek  noktaladı.  O yıllarda  45  yaşındaydım
                  Bendeniz,   o  sırada  I-Oüp  Başkanıydım       ve  kanımca  böyle  bir  uğraş  için  hiç  de  üeri
             ve  toplantıyı  açarak,  hazır  bulunanlara  Be­     bir  yaş  sa>^lmazdı. Hatta belli alanda sahibi
             lediye  Başkanımızın   bir  meslek  adamı  ola­      olduğuma    inandığım   birikimlerimle,  ülke­
             rak  gerçekten  onurla   dolu  özgeçmişini  ak­      me   en  yararlı  olabilecek  dönemimin   baş­
             tardım   ve  sözü   sevgili  Başkentimiz   için      langıç noktasındaydın!.  Kendisine Sn.   Erdal
             Başkentimizin    Anasına   bırsıktım.  (Bilindiği
             gibi  bu  isim  kendinden  kendine  bir  küçük       İNÖNÜ'nün    bu  işi  benden  daha  ileri  yaşta
            yadigardır.)                                          başladığım   anımsattım.  O günlerin  SODEP
                                                                  aktif  üyelerinden  olan  Vedat   Ağabey,   bu
                  Bu  gün   gibi  ammsıyorum.     Anicara'yı      karşılaştırmama   biraz  alındı,  biraz  da  gali­
             doğduğu   günden   alıp  günümüze   kadar   bü­      ba  lozdı  ki,  yüzüme  yan  yan  baktı  ve  sen
            y ü k  bir  ustalılda  getirdi.  Sonra  da  o  günün  kendini  kimle  kıyaslıyorsun  dercesine  "Üs-
             sorunlarım   bir  bir  sayıp  döktü.  O  kadar       tad,  unutmald   onun  adı  İNÖNÜ'dür."   diye­
             dolu  ve  kapsamlı  bir  konuşmaydı   ici,  hazır    rek  gülümsedi.
            bulunanlar    soluk  almadan    bir  büyük  keyif
             İçinde  konuşmayı   dinlediler,  onun  kendine            Benim   yanıtım,  ne  yazık  ki  sofrayı  ve
             özgü jest  ve  mimiklerini  izlediler.  Tabii  ko­   söyleşiyi  bıralanasma  neden   olmuştu.
            n u ş m a  tamamlanınca   sıra  sorulara  geldi.           "Ben    de  adımın    SEZAR     olduğunu
            Ankara'da    yaşayıp  da  Aııkaı-a'mn  dertlerini     unutmamanızı     isterim."  ...
            bilmeyen    olur  mu?    Sorular  yağmur    gibi
                                                                                   S
            yağdı.  Vedat   Ağabeyimiz   hepsini  ayrı  ayı'i.         HALEF     - E L E F  ...
            Incelilde  yanıtladı.  En  sonu  da,  gene  onun           26  Mart  1989  yerel  seçimleri  öncesine
            kreasyonlarından     "Traiık  Göbelderi"  üzeri­       ait  de  bir  güzel  anım  var.  DYP'nin  Ankara
            neydi.
                                                                  Büyük    Şehir  Belediye  Başkan    Adayı  olur
                 Yanlış   anımsamıyorsam,      göbek  yapa­        olmaz  esld  Belediye  Başkanlarını   tek   tek
            rak  tral'ik  sorununu  çözmenin    uzun  vadeli      ziyaı-ete  başlamıştım.  İnanıyordum    ki  (ha­
            bir  yöntem  olmadığı,  lasa üre   sonra  araba        lende  aynı nanç  içindeyim),  bu  ülkeye,  bu
                                          s
                                                                               i
            sayısımn   artmasıyla   tıkanıldıkların  yeniden       kente  gerçek  hizmeti   getirenler,  verenler,
            oluşacağı,   bu   tür   kavşaldann    kesintisiz       yaşamlarının  az  yada  çok bir  bölümünü   bu
                                                                                                              255
   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14