Page 6 - İller ve Belediyeler Dergisi
P. 6

keninde  kent  merkezindeki  topraklara  dujmIan        Yapı  yasağı  sonunda  kamulaştırmaya  dö­
            istemin  gittikçe  artmakta  olması  gerçeği  yat­  nüşmektedir.  Oysa  ülkemizde  kamulaştırma  be­
            maktadır.  Daha  çok  gelir  getirecek  ya  da  ta­  delinin  saptanmasında  dayanılan  ölçüler,  nesnel
            şınmaz  malda  değer  artışları  yaratacak  plânla­  değildir.  Çünkü,  taşınmazın  bugünkü  kullanış
            ma  kararlarına  gidilmesinde  çıkarları  olanların  değeri  değil,  piyasa  değerine  yakın  olan,  bildiri­
            Belediyeleri  ve  Bakanlığı  bu  yönde  etkiledikleri  me  dayalı  vergi  değeri  ölçü  alınmaktadır.  Kal­
            biliniyor.  Toplumun  yarattığı,  plânlama  karar­  kınmakta olan bir ülkenin katlanamayacağı  yük­
            ları  ya  da  girişilen  imar  ve  yapı  hareketleri  so­  sek  kamulaştırma  bedelleriyle  kentleşmenin  dü­
            nucunda  doğan  değer   artışları  kamuya  geri    zen  altma  alınması  olanaksızdır.  Akçalı  sıkıntı
            alınmadıkça,  ya  da  bunun tam  aksine,  toprağını  içinde  bulunan  belediyelerimiz,  Anayasa'nm  ön­
            imar  edemez,  arsasına  yapı  yapamaz  duruma     görmesine karşın,  görevleriyle  orantılı  gelir kay­
            düşenin  kaybı  karşılanmadıkça  plâncıyı  ve  yö­  naklarına  kavuşturulmadıklarından,  kamulaştır­
            neticiyi  çeşitli  yollarla  etkilemenin,  baskı  altına  ma  giderlerini ödeyecek  güçten  de yoksun bulun­
            almanın  önüne  geçmek  kolay  değUdir.  İngilizle­  maktadırlar.
            rin,  imar  hakkını  ulusallaştırdıktan  sonra,  "de­   Yapı  yasaklarmın  ikinci  bir  türü  de,  iskân
            ğerlendirme  resmi" alma ve  ''imar ödentisi" öde­  smırı  dışında  kalan  yerlerde,  belli  istisnalar  dı­
            me  tedbirleri,  1947'den  sonra  bir  süre  uygula­  şında,  yapıya  izin  verilmemesini  öngören  yasal
            dıkları  olumlu,  dikkati  çekici  bir  örnektir.   tedbirdir  (imar  yasası,  madde  49).  Bu,  kentin
            B.  Yapı  Yasağı:                                   merkezden  çevreye  doğru  basamaklı,  dengeli,
                 Kent  plânlaması  açısından  önemli  bir  yasal  düzenli,  sıçramasız  gelişmesini  denetlemeye  ya­
            araç  da,  plânda  kamu  yararına  olan  belli  bir  rayışlı  bir  araçtır.  Fakat,  spekülâtif  amaçlarla,
            kullanıma  ayrılmış  olan yerlerde yapıya  izin  ve­  iskân  sınırı  dışındaki  alanların  yapıya  izin  ve­
            rilmemesi,  bu  topraklar  üzerinde  yapı  yasağı   rilen  iskân  alanları  içine  alınması  için  türlü bas­
            konulmasıdır.   6785  sayüı  İmar  Yasasının  33.   kılar  yapıldığı  görülmektedir.  Tarla  durumunda
            maddesindeki yapı  yasağı  bu  açıdan  ilgi  çekici­  olan  ucuz  toprakları  ele  geçirdikten  sonra  par­
            dir.  Sözü  edilen  yasa  maddesi,  iskân  alanı  için­  selleyip  satmaya  yönelik  spekülâsyon  hareketi­
            de  olan  fakat  herkesin  yararlanabileceği  kamu­  ni  engellemeye yapı  yasağı  tedbiri  yetmemekte­
            sal  hizmetlere,  bunlarla  ilgili  yapı  ve  tesislere  dir.  Bu  yüzden  hem  plânlı  kentsel  gelişme  yoz­
            ayrılmış  yerlerde  yapıya  izin  verilmemesini  ön­  laşmakta,  hem  de  belediye  hizmetlerinin  toplam
            görmektedir.  İlk  bakışta,  etkili  bir  yasak  gibi  ve  kişibaşına  maliyeti  yükselmektedir.  Beledi­
            görünen  bu  yasal  tedbir,  gerçekte,  süre  ile  sı­  yeler  bu  yükselen  maliyeti  karşılayacak  düzey­
            nırlandırılmıştır.  Bu  nedenle,  kent  plânlaması­  de  değildirler.  Bu düzeyde  olsalar bile,  hem  eko­
            nın  uzun  soluklu  amaçlarını  gerçekleştirmekten  nomik  açıdan,  hem  de  sosyal  adalet  açısından
            uzaktır.  Yasaya göre,  yapı  yasağı  konulan arsa­  böyle  bir  durum  uygun  bir  çözüm  yolu  olamaz.
            lar,  (a)  dört  yıllık  imar  programı  içine  alınmış­  Sıçramalarla  büyüyen  bir  kentin  sağlıklı  büyü­
            sa  bu  sürenin,  (b)  içine  alınmamışsa  sahibinin  mediği  de bir gerçektir. Üstelik,  boş arsalar ken­
            yazılı  başvurmasını  izleyen  beş  yıl  sonunda  ka-  tin  merkezi  kesiminde  bekletilirken,  bu  tür  bir
            mulaştırılmazsa,  yapıya  izin  verilmesi  gerek­   genişleme  önemli  bir  çelişkidir.  Böyle  boş duran
            mektedir. Bir  kentin  gelişiminde  dört  yıl  çok  arsalar  üzerinde  imar  plânına  uygun  yapı  ya­
            kısa  bir  süredir.  Bu  süreyi  8  yıla,  10  yıla  çıkar­  pılmasını  zorlayıcı yetkileri  sonraki  kesimde  ay­
            mak,  buna  karşılık,  vergi  bağışıklığı  ve  benzeri  rıca  ele  alacağız.
            tedbirlerle  sahibinin  beklemekten  doğan  kaybı­      Görüldüğü  gibi,  yapı  yasakları,  hem  arsa­
            nı  azaltmak  yollan  aranmalıdır.  Emlâk  vergisi­  dan  sağlanan  geliri kısıtladığı,  hem  de  uygulan­
            ne  ilişkin  yeni  yasada,  kullanımı  bu  yoldan  kı­  ması kamulaştırmaya  bağlı  olduğu  gerekçesiyle,
            sıtlanan  arsalardan  az  vergi  alınması  öngörül­  uygulamada  sınırlı  kısa  süre  için  etkili  olabilen
            müştür.  Bu  arsalar üzerinde  geçici  yapıya  izin  bir  yetki  niteliğinde  kalmaktadır.
            verilmesi  olanağı  6785  sayılı  yasa  ile  yaratıl­
            mıştır.  Belediyelerin bu  yetkiyi  dikkatle  kullan-  C.  Yapıya  zorlama:
             madıklan,  olup bittilerle  plân  uygulamasını  yoz-   Her  türlü  belediye hizmet ve  tesisleri  üe  alt
            laştırdıkları  sık  görülmektedir.                  yapısı  tamamlanmış,  imara  elverişli  duruma  ge-


             14?
                                                                                                        m
   1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11