Page 4 - İller ve Belediyeler Dergisi
P. 4

dan  en  yüksek  kültür  ve  teknik  müesseselerine  da  büyük  etkileri  olacağına  inandığımız  turiz­
           kadar  anlatmaya  ve  teşkilâtlandırmaya  çalışa­  me  gereken  önem  verilecektir..."  denümektedir.
           cağız."
                                                                   Her  üç hükümet  programında,  turizm hak­
               Bu  devrede  bütün  gayret,  Bakanlık  Teşki­   kındaki  fikirler  standart  olmakla  beraber,  mu­
           lât  Kanununu çıkartmaya   hasredilmiş  ve  bun­    kayeselerinde  yine  de  tezatlar  görülmektedir.
           dan  ileriye  gidüememiştir.  Böylece  programda    Üç  kabinenin  de  Başbakanı  aynı  zat  olduğuna
           zikredilen  hususlar  ele  alınamamıştır.  Bakan­   göre,  bu  zıtlıkların  olmaması  gerekirdi.  Fakat,
           lık  Kanunu  da  çıkmadan   koaUsyon  dağılmış,     anlaşılıyor  ki  Sayın  inönü  bu  dâva  üzerine  cid­
           ikinci  koalisyon  kurulmuştur.  İkinci  hükümetin  diyeti  ve  ehemmiyeti  nisbetinde  eğilmemiştir.
           programında   da  turizm  hakkında  şu  satırlara   Bir  Bakanlık  Teşkilât  Kanunu  çıkartmakla  işin
           rastlıyoruz.                                        hal  yoluna  girmediği  malûmdur.  Kaldı  ki  sakat
                                                               doğan  kanunu  ile  Turizm  ve  Tanıtma  Bakanlı­
                "Turizm   mevzuu   üzerinde  lâyık  olduğu     ğı,  kendisine  düşen  koordinatör  fonksiyonu  da­
           önemle  durmak kararındayız.  Bu konuyu,  mem­      hi  ifa  edememektedir.  Bu hususlar  T.B.M.M.  de
           leketin  ekonomik  meselelerinin  hallinde  de  yar­  ariz-âmik  belirtilmiştir.
           dımcı  olabilecek  ve  gelişme  ümitlerine  sahip
           bir  saha  olarak  görüyoruz."                          Daha   ziyade  özel  teşebbüsün  sahası  olan
                                                               turizm  endüstrisinin  arzu  edilen  sür'atle  sevi­
                 Bu  satırlar  incelendiğinde,  ifadenin  daha  ye  kaydedebilmesi  için  evvelâ  Devlete  düşen iş­
           mütereddit  olduğu  görülmektedir.  Turizm  en­     lerin  halli  şarttır.  Kara,  hava,  deniz  yollarının
           düstrisinin,  ekonomik,  sosyal  ve  kültürel  kal­  tanzimi,  çeşitli  taşıtların  temini,  konaklama  te­
           kınmamızdaki   yerini  kavrayan  bir  hükümetin     sisleri,  bütünüyle  turizm  işletmeciliği,  propa­
           programında,  turizm için  hâlâ  "olabUeceği,  ge­  ganda  ve  turizm  eğitimi,  temizlik  ve  kontrol
           lişme  ümitlerine"  gibi  mütereddit  sözler  yeri­  v.s.  gibi  meseleler  ancak,  birçok  bakanhk,  ge­
           ne,  daha  kat'i  ifade  taşıyan  kelimeler  kullanıl­  nel  müdürlük,  mahallî  teşkilât,  turizm  ile  ilgili
           malıydı.  Turizmden,  yurt  çapında  gelir  sağla­  dernekler  ve  özel  teşebbüs  arasmda ahenkli bir
           nacağına,  hükümet  kanaat  getirmiş  ise  beyanı   çalışma  düzeni  kurulmasiyle  çözüme  kavuşa-
           böyle  olmamalıydı.  T.B.M.M.  deki  program  ten­  bihr.
           kitlerinde  de  bu  noktaya  dokunulmuştu.  Hükû-
           met'in,  topyekûn  dâvaya  angaje  olması,  turizm      Bu  derece  geniş  bir  çalışma  sahasını  içine
                                                                           faaliyetlerinin
                                                                                          sadece
           politikasının  çok  daha  keskin  hatlarla  çizilmesi  alan  turizm yürütülmesi  hayal  olur. bir  bakanlık
                                                               tarafından
           gerektiği  ifade  edilmişti.
                                                                   Yukarıda   belirttiğimiz  Başbakanlık  genel­
                Netekim,  ikinci  koalisyon  devresinde  de,   gesinin  memnuniyet  uyandıran  ciheti  de  budur.
           turizm  sahasında  büjöik  bir  hamle  yapılamadı.  Turizm  işleri.  Bakanlık  üstü  bir  hükümet  me­
           Teşkilât  Kanunu  "çıktı,  çıkıyor"  bekleyişi  için­  selesi  haline  getirilmek  isteniyor.
           de  gelip  geçti.  Görülüyor  ki  turizm  politikasını  Geç  de  olsa,  Hükümetin  bu  anlayışa  ulaş­
           çizememiş  olan  Hükümet,  meseleyi,  bir  Bakan­   mış  olması  Türk  turizmi  için  fâli  hayır  sayıl­
           lık  Teşkilât  Kanununun  dar  çerçevesi  içerisin­  malıdır.  Turizm  programları  öncelik  ve  ivedilik­
            de  mütalâa  ediyordu.  Nihayet  üçüncü  koalisyon  le,  hükümet  tarafından  ele  alınacak  olursa  özel
            gelip  çattı.                                      teşebbüsle  yabancı  sermaye  de  rahathk  ve  em­
                                                               niyetle  faaliyete  girişecektir.
                Artık  Turizm  ve  Tanıtma   Bakanlığı  da          Temenni  ederiz  ki  bu  genelgenin  arkası
            Kurulmuştur.  Bu  defaki  programda,
                                                               gelsin;  1965  yılı  gerçekten  "Turizm  Sezonu"  ol­
                "Dış  ödeme  açığımızın  azaltılmasında  ve    sun!  Biz,  Hükümetin  bu  jestini,  turizm  sefer­
            ekonomik  ve  sosyal  gelişmemizin  hızlanmasın­   berliğinin  ilânı  olarak  kabul  etmek  istiyoruz.
   1   2   3   4   5   6   7   8   9