Page 4 - İller ve Belediyeler Dergisi
P. 4

ve  ihtiyacı  kamçılıyan  da  (Nüfus  kesafeti)  bu­  retlerle  plânlı  ve  metodlu  (Şehir  kurulması)
            lunduğuna  ve  nüfus  kesafetinin  de,  eski bir  de­  şeklinde  tecelli  eder. Bunda  başlıca  âmil,  ya bir
            yimle,  zarf'mı  da  şehirler  teşkil  ettiğine  göre,  yere büyük  fabrika kurulması  (Karadeniz  Ereğ­
            yukarıdaki  görüşüm  pek  kuvvetli  yönü  bulun­   li'si  ile  Karabük'de)  veya  büyük  bir  petrol  ve­
            duğunu  kabul  etmemiz  gerekir.                   ya  maden  daman   bulunması  (Zonguldak,  Bat­
                Çeşitli  sosyal,  ekonomik,  teknik  faaliyetle­  man)  gibi  ekonomiktir;  veya  üniversite  kurul­
            rin  bütününü  içine  alan  şehir  topluluklarında  ması  (Erzurum,  Trabzon)  gibi  idarî  veya  o  ye­
            en  belirü  rolü  "iş  bölümü"  ve  ihtiyaçlarm  art­  rin  başkent  olması  (Ankara,  Telaviv,  Arjan­
            ması  neticesi  basitten  mürekkebe  doğru  hızla  tin'in  yeni  kurulan  başşehri)  gibi  politiktir.
            kayan  "ihtisaslaşma"  oynamaktadır.  Bunların          İktisaden  az  geüşmiş  ve  çağdaş  uygarlık-
            yanı  sıra  bUhassa  19.  asırda  etkileri  belirli  ha­  da  ilerlemiş  memleketlerle  oranlandığı  takdirde,
            le  gelen  i n d i v u d u a l i s m  (ferdiyetçi-  sosyal  yönden  geri  kalmış  memleketlerdeki
            ük)  cereyanlarının  rolünü  inkâr  etmemek  lâ­   ş  e h i r  1  e  ş  m e'i  vücuda  getiren  faktörlerde
            zımdır  (2).  Buna,  tahsisen  1.  Dünya  Savaşın­  benzerlikten  ziyade  zıtlık  vardır.  Bu  tip  şehir­
            dan  sonra  genç  kuşaklarda  başgösteren  ve gü­  leşmelerde,  (Şehir)  istihsal ımsuru  olmaktan zi­
            nümüzün   de  önemli  sosyal  problemlerinden  bi­  yade,  istihlâk  unsuru  ve  millî  ekonominin  ke-
            rini  teşkil  eden  (gençlik  bunalımları)  nı  ilâve  miricisidir.  Bu  sebepledir  ki iktisaden  geri  kal­
            edersek  (3)  konunun  etraflı  bir  panoramasını  mış  memleketlerde,   çok  önemli  bir  nokta  da
            çizmiş  oluruz.  Kaldı  ki  "şehir  hayatınm  sağla­  (plânlı  kalkınma  devresi)  nde,  (plânlı  şehirleş­
            dığı  iş  bölümü,  bir  yandan  istihsal  faaliyetinin  me)  esaslarının  da  çok  büjoik  titizük  ve  ce­
            artmasına  yardım  ederken,  diğer  yandan  (za­    saretle  tatbik  mevkiine  konmasıdır.  Çünkü,  ar­
            man)   yaratmaktadır.  Bu  da  entellektüel  faa-  tan  nüfusun,  meydana  gelen  (iş  imkânları)  ve
            hyet  için  elverişli  olan  zemini  hazırlar.  Entel­  (millî  kaynaklar)  ile  ahenkli  verimli  şekilde
            lektüel  ilerleme  için  gerekli  olan  temaslar,  baş­  memleket  sathmda yayılmasmm  tek şartı  (plân­
            ka  bir  deyimle,  (zihnin  zihinle  teması)  şehirde  lı  şehirleşme)  dir.  Kaldıki,  şehirleşmede  en
            köye  nazaran  daha  kolay  vukubulur. îş  ve  işçi  önemli  prensiplerden  biri  de  ş  e  h  i  r'e  vâki
            bulma  imkânları  şehirlerde  daha  geniş,  daha   nüfus  akımının,  şehrin  (ekonomik  taban)  ı,  ya­
            kolay  ve  daha  verimlidir.  İhtirasları,  sergüzeşt­  ni  temel  imkânları  ve  takati  ile  doğru  orantılı
            çi  ruhu,  dinamizmi  ve  kendi  kendini  ifade  ve  olması  prensibidir.  Bu  hal,  iktisaden  ve  sosyal
            tanıtma  arzusu  ile taşan  gençlik  için  de  şehir,  yönden  geri  kalmış  memleketlerde  tamamen
            çekici  bir  çevre  teşkil  eder."  (4).  Millî  liderle­  aksi  şeküde  kendisini  göstermekte,  binnetice
            rin,  bulu§larm,  keşiflerin,  halk  efkârının,  mo­  sosyal  felâketlerin  hacmi,  bu  yönden  günden
            danın  hep  şehirlerde  doğup  geliştiğini  nazara  güne  büyüyüp  genişlemektedir.
            alırsak,  şehirlerin  (Millet  hayatı)  nda  ne  dere­
            ce  önemli  rol  ojmadığı  derhal  meydana  çıkar.
            Bütün  bu  sayılanlar,  şehirleşmenin  daha  ziya­                  II.  BÖLÜM
            de,  şehirleri  ile  köyleri  arasında  derin  farklar  MEMLEKETİMİZDEKİ        DURUM     :
            bulunan  ve  iktisaden  az  gelişmiş,  daha  doğru­     A)   Memleketimizde   şehirlerin  büyümesi­
            su,  bizim  gibi,  geri  kalmış  memleketler  için  ba­  nin  ifade  ettiği  mâna  nedir?
            his  konusu  olduğu;  ileri  ve  iktisaden  gelişmiş,   Memleketimizde,  özellikle,  2.  Dünya  Sava­
            uygar  memleketlerde  "Şehirleşme"  diye bir  me­  şından  sonra  başlıyan  veya  hızını  artıran  ş  e-
            selenin  bulunmadığı,  bu  yerlerde  sadece  sosyal  b i r l e ş m e ,  yukarda  izah  ettiğimiz  esaslar-
            karekter,  konfor,  sosyal  ve  ekonomik  imkânlar  daki  gibi,  tamamen  p l â n s ı z  şekilde  vu-
            bakımından  bir  birinin  aynı  ve  fakat  nüfus  ba­  kubulmuş  ve  bugün  yalnız  mahallî  idareleri  de­
            kımından  az  nüfuslu  küçük  yerlerle,  çok  nüfus­  ğil,  devleti  de  ağır  sorumluluk  ve  kötü  sosyal
            lu  büyük  yerlerin  mevcut  olduğu  kolayca  anla­  sonuçlarla  karşı  karşıya  bırakmıştır.  Hem  ka­
            şılır.  Bu  yerlerde  ş e h i r l e ş m e ,  köyler­  saba  ve  köylerin  zararını,  hem  de  şehirlerimi­
            den  kasabalara  vâki  nüfus  akımı  kasabaların   zin  zararını  artıracak  şekilde  meydana  gelen
            birdenbire  plânsız  ve sun'i  olarak  büyümesi şek-  (Türkiye'de  Şehirleşme)  hareketinin  başhca  3
            ünde  değil  ekonomik,  politik  veya  sosyal  zaru­  ana  sebebi vardır  :


            194
   1   2   3   4   5   6   7   8   9