Page 9 - İller ve Belediyeler Degisi
P. 9

Yukarıda  söz  konusu  edilen  kararname,  adı  geçen  hedeflerinden  biri  de,  geri kalmış  bölgelerin,  kamu
    bölgelerde  mukavele  ile  çalıştırılacak  sağlık  per­  hizmetlerinin  dağıtımından  yararlanmada,  eşitlik
    sonelinin  ücretlerini  göstermiş  bulunmaktadır.  Bu­  ilkesine  dayanan  bir  önceliğe  sahip  kılınması­
    na  göre,  bu  bölgelerde  hizmet  görecek  olan hekim­  dır  (6).  Aksi  şekilde  hareket,  yasama  ve  yürütme
    ler  ile, veteriner,  eczacı,  diş  tabibi,  kimya  yüksek  organlarınca  kabule  mazhar  olmuş  bulunan  bir  hu­
    mühendisi  ve yardımcı  sağlık  personeli  gibi  eleman­  kukî  vesikanın  çiğnenmesi  anlamını  taşımakla  kal-
    lara,  kıdemlerine  uygun  olarak  aldıkları  maaşa  ek  mıyacak,  aynı  zamanda  daha  düne  kadar  memleket­
    olarak,  çeşitli  tazminatlar  ödenecektir.  Bu  ek  öde­  te  bölgeler  arasında  mevcut  dengesizlikleri daha  da
    nekler;  umumî  serbest  kazanç  seviyeleri  tazminat;,  arttıran  ve  genişleten  devlet  politikasının  devamı
     ihtisas  tazminatı,  işgal  ettikleri  mevkiin  önemi  do-  için  bahane  ve  emsal  teşkil  edebilmektedir.
    layısiyle  verilecek  tazminat,  yaptıkları  görevin  a
     ğırlığı  ve  çalıştıkları  bölgelerde  maruz  kaldıkları  Ne  var  ki, bu  gidişe  karşı  direnme  merkezde
    mahrumiyet  şartları  tazminatı  ve  son  olarak  seyyar  oturan  kişiler  ve  kurumlardan  gelmektedir.  Oysr
     hizmet  tazminatı  gibi  adlar  taşımaktadır.  Bu  böl­  ki,  hendi  hizmet ihtiyaçları  hakkında,  mahallî  halk­
     gelerde  çalışmayı  kabul  eden  sağlık  personelinin  tan,  bölgelerden  sesler  yükselmesini  beklemek  ge­
     alacakları  maaş  ve  tazminat  toplamı,  diğer  bölge­  reklidir.  Zaman  zaman,  haklı  haksız,  bâzı  illerimi­
     lerdeki  meslek  arkadaşlarına  kıyasla  bir  cazibe  teş­  zin  üniversite  istediklerine, bu  isteklerini çeşitli  ve­
     kil  edebilecek  derecede  yüksek  olmaktadır.     silelerle  duyurduklarına  şahid  oluruz. Bu  istekle­
                                                        rin  hemen  hiçbiri,  o bölgenin  o  hizmete  olan  ihti­
                                                        yaç  ve  liyakati  konusunda  mahallinde  yapılmış  cid­
         IV.  SONUÇ  :
                                                        dî  bir  inceleme  ve  araştırmalara  dayanmaz ve  dola-
         Buraya  kadar  yaptığımız  açıklamalar,  Anka­  yısıyle  ihtiyacın  gerçek  ölçüsünü  teşkil  etmez.  Ar­
     ra'da  ikinci  bir  tıp  fakültesi  açılması  konusunda  tık  Beş Yıllık  Kalkınma  Plânının  koyduğu  esaslar
     yapılan  tartışmalarda  ileri  sürülen  zıt  fikirlerin  dairesinde,  fakat  herhalde  ciddî  etüd  ve  gerekçe­
     özetlenmesine  inhisar  etmiştir.  Fazla  olarak,  sağlık  lere  de  dayanmak  suretiyle,  illerin  ve  bölgelerin
     hizmetlerinin  dağıtılması  ile  ilgili  Plân  ilkeleri  göz­  hizmet  ve  ihtiyaç  isteklerini duyurmaları,  bunların
     den  geçirilmiş  ve  mevcut  durum  aydınlatılmağa  ça­  haklılık  derecelerini  tartışma  konusu  yaptırmaları,
     lışılmıştır.  Hacettepe  Tıp  Merkezi  ve  Sağlık  Bi­  kendi  avukatlıklarını  merkezden  bekleme  alışkanlı­
     limleri  Yüksek  Okulunun  bir  tıp  fakültesi  olabile­  ğını  terketmeleri  gerekmektedir.
     cek  nitelikte  bulunup  bulunmadığı  konusunu  tar­   Bölge  tiyatroları  kurmak  yolundaki  çalışma­
     tışmak  yetkimiz  dışındadır.  Ayrıca,  böyle  bir  Fa­  ların  olumlu  bir  sonuca  bağlanmak  üzere  olduğu
     külte'nin  Ankara  Üniversitesi'ne  bağlanması  sonu­  bu  günlerde,  her  türlü  kültür  ışığından  ve  doktor
     cu,  aynı  üniversite  çatısı  altında  değişik  sistemler­  elinden  yoksun  bölgelerimize  göz kapayarak  Anka­
     le  çalışan  iki fakültenin  idaresinden  doğacak  pra­  ra'nın  ihtiyaçları  üzerinde  durmak  garip  bir  dav­
     tik  problemleri  çözme  güçlüğünü  de  tartışacak  de­  ranıştır.  Bölge  tiyatroları  öncülerinin  cesaret  ve
     ğiliz.  Son  olarak,  bu  kurumları  üniversiteye  bağ­  azmini,  tıp  fakülteleri  kurucularında  da  görmek  ve
     lamak,  esasen  aşırı  derecede  kalabalıklaşma  yolun­  kendilerinden  kuruluş  yeri  olarak Erzurum'u, Ada­
     da  olan  Ankara'yı  daha  ne  kadar  kalabalıklaştıra-  na'yı,  Elâzığ'ı  veya  Diyarbakır'ı  (fakat  herhalde
     caktır  sorusu  da,  bir  an  için  çok  önemli  sayılmıya-  Edirne'yi  değil)  seçmelerini  beklemek  yurdun  ger­
     bilir.  Çünkü,  hastahane,  mevcut,  binaları,  persone­  çeklerine  uygun  olacaktır.
     li  ve  faaliyet  hacmi  ile  esasen vardır.  Binaenaleyh,
     hukukî  statüsündeki  bir  değişikliğin,  şehrin  bun­  Bugün  Ankara  dışında  tıp  fakültesi  açmak
     dan  sonra  çekeceği  nüfus  ile  bağlantısını  kurmak  için  gerekli  ortamın  bulunmadığını  ileri  sürenlere,
     zor  olmasa  bile,  bunun  miktarı  mübalâğa  edilme­  «Türkiye  kaç yıl  daha,  Ankara,  istanbul  ve  İzmir
     mek  gerekir.                                      gibi  üç  ortamla  yetinmeğe  mahkûmdur?»  sorusunu
                                                        sormak  gerekir.  Bu  sorunun  cevabını  ise,  onlardan
         Bununla  beraber,  bütün  diğer  kamusal  hiz­  beklemek  yerine  Plân'dan  bulup  çıkarmakla,  daha
     metlerde  olduğu  gibi,  sağlık  ve eğitim  hizmetlerimi­  hakşinas  ve  rasyonel  hareket  edilmiş  olacağı  şüphe
     zin  dağıtılmasında  da  geri  kalmış  bölgelerimize  ön­  götürmez.
     celik  tanımak.  Kalkınma  Plânının  sosyal  hedefleri
     arasına  girmiş  bulunmaktadır.  Bölge  politikamızın  (6)  Kalkınma  Plânı,  s.  473  -  474.

                                                                                                    239
   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14