Page 4 - İller ve Belediyeler Dergisi
P. 4

Vadilerin  tabanlarındaki  ve  dağ eteklerin­  mamen   taşınmış  ve  ana  kayası  meydana  çıkmış
           deki  verimli  arazisini  kaybeden  halk  tabiatiyle  bulunan  sahalarda;  (Bu  vatan  çocuklarına  is­
           kendisini  sele  karşı  emniyette  hissetmediği  için  tikbal  yoktur)  diye  bir  Ezrailin  dolaştığını  ha­
           yamaçlara  çekilmek  zorunda  kalmıştır.  Bu olay   tırdan  çıkarmamak  lâzımdır.
           ise  memleketimizi düzensiz  bir  arazi  kullanma­      Zümrüt  gibi  tarlaları,  besili  hayvanları  ile
           ya  doğru  itmekte  ve  bu  yüzden  sel  ve  erozyon  Türk  toplumunun  yüzünü  güldürecek  olan yem­
           olayları  her  geçen  gün  şiddetini  artırmaktadır.  yeşil  bir  Türkiyenin  hasreti  içindeyiz.  Yakın
           Bunun   neticelerinden  biri  olarak,  büyük  emek  bir  gelecekte,  hasretini  çektiğimiz  bu  cennet
           ve  yatırımlar  karşılığında  elde  edilen  kıymetli  niteliğindeki  m.emlekete  kavuşmanın  sevinç  ve
           barajların,  erozyon  toprağı  ile  dolmasiyle  bu  kıvancı  bize  vazife  ve  mesuliyetlerimizin  ne
           tesislerin  memleket  hizmetlerindeki  sürelerinin  kadar  ağır  olduğunu  da  hissettirmektedir.
           kısalmasına  ve  bu  suretle  zamanından   önce         Saym   Senatörler,  Millet  Vekilleri,  Memle­
           hizmet  dışı  kalmalarına  sebeb  olmaktadır.       ketin  müdafaasının  teminatı  kahraman  Türlî r
                Tahrip  sebeplerinden  ikincisi  ise,  başıboş  Ordusu,  Memurlar, Körpe  dimağlara  ilim  ve ir­
           ve   düzensiz  otlatmadır.  Bu  gün  74  milyona    fan  tohumu  eken  ve  yarının  neslini  yetiştiren
           yaklaşan  büyük  ve  küçük  baş  hayvan  varlığı­   öğretmenler,  Türk  Gençliği,  Türk  Basını  ve  ni­
           mızın  ancak  29  milyon  hektar  civarında  olan   hayet  bu  topraklan  vatan  bilerek  üzerinde  ya­
           çayır  ve  mer'a  sahasından  istifade  ettiğini  dü­  şayanlar;  yukarıda  belirttiğimiz  konuda,  yani
           şünürsek,  beher  hayvan  başına  0.4  hektara  ya­  yurt  topraklarmm  tahripten  kurtarılmasında,
           kın  bir  saha  isabet  ettiği  görülür.  Bu güne  ka­  artık  hep  beraber  el  ele  vererek  çalışmak  za­
           dar  düzensiz  ve  ağır  otlatmalarla  tahrip  edil­  manının  gelmiş  olduğuna  ve  hattâ  geçmekte
           miş  mer'alar  hayvanlarımızı  beslemekten  çok     bulunduğuna  inanmamız   lâzımdır.
           uzaktır.  Bu  yüzdendir  ki ormanlık  yerlerde  ot­     Memleket  topraklarının  erozyon  bakımın­
           latma  sahası  içine  girmiş  ve  binnetice  bura­  dan  bugünkü  durumunu    inceleyecek  olursak
           larda  tahripten  kurtulamamıştır.                  genel  olarak  topraklarımızın  %  66  sının  eroz-
                Bu  iki  ana  tahrip  faktörü  netice sindedir   yonlu  ve  ancak  %  34 ünün  normal  durumda ol­
           ki,  tabiî  örtü;  toprağı  koruyucu vasfını  kaybet­  duğunu  görürüz.
           miş,  yurdun  tabiî  varlığında  dengeli  bir  su  dü­  Erozyonlu   sahaların  şiddet  derecelerine
           zeni kalmamıştır.  Çıplak  yamaçlardan  gelen  kar  göre  ayırımı  yapılırsa  genel  sahanın  %  40  ınııı
           ve  yağmur  suları  artık  şehirlerimizi  tehdit  et­  şiddetli,  '/o 23 nün orta  şiddeüi  ve  %  3 nün  de
           mekte,  milyonlarca  dönüm  ziraat  arazisini  ça­  hafif  şiddetli  erozyonlu  saha  olduğunu  görmek
           kıl  ve  molozlarla  doldurmaktadır.  Dün  bir  hu­  mümkündür.
           bubat  ambarı  olan  Türkiye  bugün  dış  yardım­       Yüzde  ile  ifade  ettiğimiz  bu  sahaların  Ta­
           larla  beslenmek  zorunda  kalan  bir  memleket     rım  ve  Tarım  haricindeki  sahalardaki  taksimi
           haline  gelmiştir.                                  aşağıda  işaretlenmiştir.
                Yaz  boyunca  yağmur  duasına  çıkılan,  yağ­
           mur  yağmadığı  zaman  barajlarmdaki  suyu  tü­
           kenen,  şehirleri  susuz  kalan;  ve  fakat  yağmur
           mevsiminde   alabildiğine  akan  sularına  gem                           .s   ^
                                                                                    c3
           vurmasını  bilmeyen,  dengesiz  bir  tabiata  sahip         I                                  <D
           olan  bu  memlekette,  plânlı  çalışma  gerçeğinin                       c            o
                                                                                                 o
                                                                                                 o
           tahakkukuna   imkân  olmıyacağmı   bilen  aydın­                         a
           lara  ve  uyarıcı  vatandaşlara  düşen  hizmetin
           büyüklüğü   ve  kutsiyeti  elbette  ki  takdire  de­  40  Şiddetli      6.847     57.000    63.847
           ğer  olacaktır.                                     23  Orta  şiddette  2.868       963      3.831
                Aksi  halde  yer  altı  ve  yer  üstü  su  rezer­  3  Hafif  şiddette  2.000   446      2.446
           vasyonu  bulunmayan,   binlerce  yılda  teşekkül    66  Yekûn          11.715     58.409    70.124
           etmiş  ziraat  topraklarında  ekin  ve  ot  bitme­      Yukarıdaki  rakamlar  tetkik  edilince  endi­
           yen,  binlerce  hayvanın  ayaklan  altında  mer'a-  şeye  düşmemek   elden  gelmemektedir.  Bilhas­
           hğını  kaybeden,  sonra  da  sularla  toprakları  ta­  sa  %  3 oranında  artan  nüfusun  beslenmesi  için,

           122
   1   2   3   4   5   6   7   8   9