Page 3 - İller ve Belediyeler Dergisi
P. 3

o
                                                             7=1\





                    Atatürk -          mm             ve     Bölge       Plancılığı



                                                                               Prof.  Fehmi  YAVUZ

      "Memleketin  mevcudiyeti  hâlen  ve  âtiyen  An-   tı  ki, akim,  müsbet  ilmin  üstünlüğünü  arzulan­
      kara'nm  merkezi  idare  olmasmı  nasıl  katiyen   dığı  kadar  hızla  gerçekleştirmek  kolay  olmıya-
      istilzam  etmiş  ise,  Cmnhuriyet  makarrınm  sür'-  caktı.  Bu  gerçeği  büyük  ingiliz  âhmi  Prof.  W.
      atle  inkişaf  ve  imarmı  da  o  derece  zarurî  kıl­  M.  Ramsey'den  dinliyelim  :
      mıştır."                                                "Onu  (Anadolu  Yaylasını)  Şark  ruhu  ile
                                     ATATÜRK             Garp ruhunun   cenk meydanı  yapan  sebep  mem-
                                                         leketi-n  tabiî  vaziyetidir.  Uzun,  şedit  kışlarla,
          Atatürk'ün  ölümünün   25  inci  yıldönümü     kısa,  sıcak  yazların  arasındaki  büyük  tezat,
      ile  Cumhuriyetin  kuruluşunun  40  ıncı  yıldönü­  şüpheli  bir  yağmur  bekliyen  münbit  topraklar,
      mü  aynı  günlere  rastladı.  Dünya  milletlerinin  bura  ahalisinin  ruhuna  insanların  hiçliğini,  ta­
      Türkiye  Cumhuriyetine  ve  onun  kurucusu  Ata­   biatın  kuvvetlerine  olan  zebunluğunu  silinmez
      türk'e  karşı  duydukları  ilgi  her  geçen  gün  bi­  bir  surette  yerleştirmiştir.  Bu  haleti  ruhiyeye
      raz  daha  artmaktadır.  UNESCO   1963'ü  Ata­     yaylânm  dininde  ve  insanlarında  da  tesadüf  edi­
      türk'ü  anma  yılı  olarak  kabul  etmiş  ve  bu  mak­  lir."  (1)
      satla  programlı  çalışmalara  girişmiştir.             Osmanlı  İmparatorluğu'nun  gerileme  devri
          Biz  de  bu  yazımızda  Atatürk'ün  Ankara'yı  olan  son  3-4  yüzyılın  kötü  idaresi  sonucu  olan
      devlet  merkezi  olarak  seçmekle  gösterdiği  bü­  âsayişsizlik,  Celâli  isyanları,  ağır  tabiat  şart­
      yük  isabeti  ve  bu  olayın  bölge  plancılığı  açısın­  ları  ile  birleşince,  geniş  halk  kitlelerini,  kadere
      dan  taşıdığı  önemi  belirtmeye  çalışacağız.     boyun  eğmekten  başka  çıkar  yol  bulunmadığı­
          Atatürk  her  hareketi  ile  Türk  milletinin  na  inandırmak  kolay  olmuştur.
      güvenini  artırmağa  çalışmıştır.  İstiklâl  Savaşı     Yüzyıllar  boyunca  halka  :  "Dünyanın  de­
      kendine  ve  milletine  güvenen  insanların  en  kö­  ğersizliği,  geçici  olduğu,  mutlak  saadetin  ah­
      tü  şartlar  içinde  bile  başarıdan  başarıya  koşa­  rette  elde  edileceği  telkin  edilmiştir.  İnsan  ra­
      bileceğini  gösteren  en  canlı  bir  örnektir.  Asıl  hatı  fakirlikle  elde  eder.  Günahların  başı  dün­
      iş  askerî  ve  siyasî  savaşları  kazandıktan  son­  yayı  sevmektir.  İnsanın  rızkı  ile  ömrü  dört  bin
      ra  başlıyordu.  Yeni  girişüecek  savaşla,  ilerle­  yıl  evvel  tesbit  edilmiştir.  Rızk  sahibini  dağ­
      meyi  yüzyıüar  boyunca  engellemiş  olan  köstek­  dan  iner  yine  bulur.  Rızk  olmıyan  bir  şey  ise
      ler  kırılacak  ve  Türk  milletine  hakkı  olan  şe­  ağızdan  düşer.  Kalbini  tülü  emele  kaptıranlar­
      refli  mevki  yeniden  kazandırılacaktı.  înküâp-  dan  Allah'a  yarar  iş  beklenemez.  Bütün  insan­
      1ar  yapıldı.  "Din  ve  şeriyat  elden  gidiyor"  pa­  lar  bir  kimseye  fayda  veya  zarar  vermek  için
      rolası  ile  eğitime,  sosyal  ve  ekonomik  hayata  bir  araya  gelseler,  Allah  dilememişse,  ellerin­
      müsbet  ilmin,  aklın  hâkim  olmasını  yüzyıllar  den  bir  şey  gelmez.  Allah  ağlıyanlan,  âh  edip
      boyunca  engellemiş  olan  kuvvetler  saf  dışı  edil­  inliyenleri  sever.  Dünyada  göz  yaşını  çeşme  gi­
      di.                                                bi  akıtırsan,  ahrette  her  derdine  derman  olur.
          Ancak  memleketin  tabiatı,  yüzyıllar  boyun­  Dünyada  korkanlar  ahrette  gülecek,  sevinecek-
      ca  sürüp  gelen  fena  idare,  insan  üstü  kuvvet­
      lerden  yardım  ummak,  hurafelere  inanmak  ba­       (1)  Dilimize  çeviren,  Mihri  Pektaş  :  Millî  Eğitim
      kımından  o  kadar  elverişli  bir  ortam  yaratmış­  Bakanlığı  Basımevi,  İstanbul,  1960.

                                                                                                     529
   1   2   3   4   5   6   7   8