Page 8 - İller ve Belediyeler Dergisi
P. 8

Ankara  ise  bir  milyonluk  şehirler  olma  yolunda­  kir.  İkinci  yolun  denenmesi,  İngiltere  gibi;  iktisa­
             dırlar.  Bu  iki  şehre  köylük  yerlerden  olan  nüfus  dî  kalkınmasının  son  safhası  olan  kitle  halinde  is­
             akınlarının  şiddetinde  bir  azalma  görülmemektedir.  tihlâk  safhasına  girmiş  bir  ülkede  bile  pahalı  ol­
             Her  iki şehirde  de,  hiç  değilse  bazı  hizmetler  bakı­  muştur.  Iktisaden  az  gelişmiş  Türkiye  için  böyle
            mından  mahallî  imkân  ve  kaynakların  sağlıyabile-  birşey  bahis  konusu  değildir.  Sadece,  şehirleşmeye
             ceği  seviye  çoktan  aşılmış  bulunuyor.  Başta  mes­  aday  olan  küçük  kasabalarımızın  hangileri  olacağı
             ken  olmak  üzere,  su,  yol,  otobüs,  trafik,  sağlık  ve  hususunu  tesbit  etmek, bunları  bugün  ilk defa  plân­
             eğitim  g-ibi  hizmet  ve  tesislere  ihtiyacı  olan  vatan­  lıyor  ve  yeniden  kuruyormuş  gibi  ele  almak,  mem­
             daşlar,  büyük  şehirde  yaşamanın  güçlüklerini  duy­  leketimiz  şartlarına  uyan  yepyeni  bir  şehir  anlayı­
             mağa,  bedelini  yüklenmeğe  başlamışlardır.  Bir An­  şı  sayılmalıdır.
             kara  şehir  haritası  üzerinde,  çamur  sokak  ve  kal­  Memleketimizde,  yeni  şehirler  kurulmasını  ne
             dırımlarla  gecekonduların  kapladıkları  alanın  bü­  doğrudan  doğruya,  ne  de  dolaylı  bir  şekilde  âmir
             yüklüğü  gerçekten  merak  edilmeğe  değer  (14). Çe­  bulunan  mevzuat  yoktur. Ancak, İmar  ve İskân  Ba­
             şitli  hizmetlerin birim  maliyeti  ve  belediye  masraf­  kanlığının  görevleri  arasında  yer  alan  ve  nüfusun
             larının  buna  paralel  olarak  artışı  da  önemli  bir in­  dengeli  bir  şekilde  dağıtılması,  büyük  merkezlerin
             celeme  konusudur.  Ilig  de  parlak  olmıyan  rakam­  yükünün  hafifletilmesi  amacını  güden  bölge  plân­
             lar  ve  sonuçlarla  karşılaşmak  mukadderdir.  Sonuç  lama  çalışmaları,  kasabalarımızdan  seçme  bazıları­
             olarak,  memleketimizde  de,  büyük  şehirlerdeki  aşı­  nın  geliştirilmesi  yönünde  olacak  ve "dolayisiyle ye­
             rı nüfus  temerküzünün  doğurduğu  sakıncaların  göz­  ni  şehirler  teşkilini  de  gerektirecektir.  Şehrin  nü­
             le  görülür  hale  geldiği  tereddütsüz  söylenebilir.  vesini  teşkil  eden  eski  kısım,  zamanla  yeni  şehrin
                 O  halde,  nüfusu  esasen  çoğunlukla  köylerde  ancak  çok küçük  bir  semti haline  gelecek  ve  gelişen
             dağınık  halde  bulunan  memleketimizi,  yeşillikler  yeni  şehrin  genişliği  içinde  âdeta  kaybolacaktır.
             içindeki  küçük  şehirlere  kavuşturmak,  gecekondu  Ankara,  bu  anlamdaki  yeni  şehirlere  güzel  bir  ör­
             kuşaklarının  boğucu  sıkıcılığmdan  kurtarıp,  yeşil  nek  teşkil  eder. Kale  ve  civarını  kaplayan  eski An­
             arazi  kuşaklarının  ferahlatıcı  çevresi  içinde  yeni­  kara,  bugünkü  Ankara'nın  çok küçük  ve  tarihî  bir
             den  imar- etmek,  Türkiye  bakımından  hem  tam  za­  parçası  halini  almıştır.
            manında  başlanmış,  hem  de  gerçekleştirilmesi  kolay  583  sayılı  kanunla  Ankara  Belediyesine  (o  za­
             teşebbüsler  sayılabilir.  Gerçekten,  bugün,  isimleri­  manki  Şehremaneti)  verilen  istimlâk  yetkisi,  hükü­
            nin  başına  bir  «yeşil»  kelimesi  eklenebilecek  şehir­  metin  yeni bir Ankara  şehri kurmak kararının  (17)
             lerimizin  sayısı  pek  çok  azalmış  sayılamaz  (15).  uygulanmasını  sağlamak  üzere  kullanılmıştır.  Bu
             Bunların  parmakla  sayılacak  kadar  azalmalarını  kanunla  verilen  yetkiye  dayanarak,  belediye,  bu-
            önlemek  elimizdedir.  Şehirleşmeye  yakında  başla­
            mış  olmak  en  büyük, avantajlarımızdan  birini  teşkil
            ediyor.  Sanayileşme  hareketlerimizle  birlikte,  şe­  (14.)  Şehircilikte,  arazi  kullanma  haritalarında
                                                                                              renklerle
                                                                                                      gösterilir.
                                                                      tesis
                                                                                      muayyen
                                                                çeşitli
            hirlerimizin  de  büyüyeceği,  sayılarının  artacağı  Meskenlerin  ve  hizmetler  iş  ve  ticaret  binalarının  kır­
                                                                           kahverengi,
            beklenen  bir  sonuçtur.  Karabük,  Kırıkkale,  Gölcük  mızı,  yeşil  sahaların  yeşil,  âmmeye  ait  binaların  mavi
            gibi  şehirlerimiz,  son  on,  on  beş  yıl  içinde  büyük  ile  gösterilmesi  bu  cümledendir.  Çamur  ve  toprak  yol­
            gelişmeler  kaydetmiş  olmalarına  rağmen;  gelişme­  lan  siyah,  gecekondu  mıntıkalarını  ise  sarı  renkle  gös­
            leri,  plânlı  faaliyet  konusu  yapılmamıştır.  Karade­  terecek  olan  bir  harita,  büyük  şehirlerimizin  bu  iki
                                                                                    uğramakta
                                                                                                        çok gü­
                                                                           istilâsına
                                                                                              olduklarını
            niz  Ereğlisi  ve  Batman  gibi  fazla  büyümeğe  nam­  rengin  âdeta koyabilir.  Böylece,  bir  toplantıda  da  belir­
                                                                   ortaya
                                                                zel
            zet  kasabaların  plânlı  ve  düzenli  bir  şekilde  geliş­  tildiği  gibi,  yeşil  kuşaklarla  değil,  sarı  ve  siyah  kuşak­
            tirilmesi  bu  bakımdan  çok  önemlidir.  Kanaatimiz­  larla  sarıldığımızın  farkına  daha  kolay  varmış  oluruz.
            ce,  yeni  şehirler  siyasetinin  memleketimizde  uygu­  (15)  Gerçekten,  yukanda,  hazırlanmakta  olduğu­
            lanma  şekli,  bugün  çok  az  nüfuslu  ve  durgun  bün­  muz  kitabında  Prof.  Yavuz'un  da  belirttiği  gibi,  ba­
            yeli  olan  kasabalarımızın  plânlı  çalışmalarla  ve  şına  «yeşil»  az kelimesi  eklenebilecek,  yeşil  Bursa  gibi
                                                                şehirlerimiz
                                                                             değildir.
            bundan  önceki  yazılarımızda  özetlediğimiz  (16)     (16)  KELEŞ,  R. Y., «Bölge  Plânlaması  ve  Şehir­
            bölge  plâncılığı  esaslarına  bağlı  kalınarak  gelişti­  ciliğimiz»,  îller  ve  Belediyeler  Dergisi,  Sayı:  192,  S.
            rilmesi  yolu  olacaktır.                           393-397;  «Türkiye'de  Bölge  Plânlaması»,  ayni  Derginin
                                                                194  üncü  sayısı,  S.  487-496.
                Bu  tarz  bir  anlayışla,  hiç yoktan  yeni  şehirler  (17)  YAVUZ,  F.,  Ankara'nın  î m a n  ve  Şehircili­
            yaratmak  anlayışını  birbirine karıştırmamak  gere­  ğimiz,  1952,  S.  15-35,
            54
   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13