Page 7 - İller ve Belediyeler Dergisi
P. 7

muştur.  Tediye  edilmiş  bulunan  sermayenin  taah­   Umumiyetle  hatıra  gelen  tedbir;  Hazine  tara­
    hütlere  nispeti  belediyelerde  %  53,  özel  idarelerde  fından  tahsil  ve  banka  kanaliyle  belediyelere  tevzi
    %  21  ve  köylerde  %  18'dir.  Görülüyor  ki, hisse nis­  edilen  hisselerin arttırılması  suretiyle  mevcut  me­
    petleri  ile  teraküm  edebilen  sermaye  payları  ara­  kanizma  dahilinde  sermayenin  takviyesidir.  Bu
    sında  ahenksizlik  mevcuttur.  Buna  mukabil,  1959  tedbir  kolaydır.  Zira  mevcut  olanın  bir  cepten  alı­
    sonunda  387  milyon  liraya  varan  ikrazatm  %  95'i  nıp  diğer  cebe konulması  esasına  müstenittir.  Dev­
    belediyelere,  %  5'i  özel  idarelere  aittir.  Köylerin  let  Hazinesi  aleyhine  olan  bu  tedbirin  a.ksi  de  aynı
    istifadesi  yüzde  nispetinin  de  altındadır.     derecede  kabili  müdafaadır.  Çünkü,  Devlet  bütçe­
        Yukarıda  kayıtlı  rakamlar,  sermaye  taahhüt  sinin  denk  olması  da  zorlukla  temin  (edilebilmek­
    nispetlerinin  belediyeler  lehine  tadili  Izumunu  işa­  tedir.
    ret  etmektedir.  Diğer  taraftan,  ödediği  sermaye  en  Hulâsa;  bankanın  mali  bünyesinin  fakviyesi
    düşük  miktar  ve  nispette  bulunan,  buna  mukabil  yeni  bir  kaynak  bulunmasiyle  kabildir.  Hususi  ser­
    banka  kredisinden  hiç  istifade  edemeyen  köyler  maye  veya  bazı  iktisadî  ve  malî  teşekküllerin  or­
    üzerinde  ortaklık  bakımından  durulma.sı  lüzunuıım  taklığı  hatıra  gelmekte  ise  de,  bunların  (ucuz  vc
    belirtmektedir.  Köylerin  banka  kredisinden  istifa­  uzun  vadeli kredi)  şartı  ve  zaruretiyle  telifi  güçtür.
    de  edememesi,  köy  adedinin  çokluğu,  bunlara  veri­  Netice,  yine  umumî  esasları  itibariyle  Devletin  mü­
    lecek  kredinin  tahsilindeki  müşkülât  ve  imkânsız­  zaheret  ve  yardımına  bağlanabilmektedir.
    lık  ve  nihayet  bankanın  takati  ile  ilgilidir.  Kana-  Terakümü  çok  yavaş  bir  seyir  takip  eden  ihti­
    atımca,  en  asgarî  hadler  dahilinde  olsa  dahi  ban­  yatların  takviyesi  yukarıda  arzedildiği  gibi  köylere
    kanın  köyleri  finanse  etmesi mümkün  değildir.  Tat­  tefrik  edilen  kâr  payının  kısmen  bu  hesaplara  tah­
    bikatta,  kamu  hizmetleri  daha  ziyade  Devlet  büt­  sisi  ile  mümkündür.
    çesine  konulan  çeşitli  tahsisat  ile  karşılanan  köyle­  2.  Yazımızın  başında;  bankanın  mali  bünyesi­
    rin  ortaklık  dışı  bırakılması,  özel  idarelerin  köy  nin  kuvvetlendirilmesini  iki  zaviyeden  mütalâa  ile
    sermaye  payı  olarak  bankaya  tevdi  edecekleri  his­  mevzuu  bir  taraftan  öz  kaynakların  takviyesi,  di­
    selerin  köylere  terki  ve  bankada  teraküm  eden  köy  ğer  taraftan  malî  bünyeyi  sarsan  bazı  arızî  âmille­
    hisselerinin  bankada  ipka  edilmesi  münasip  ola­  rin  bertaraf  edilmesi  şeklinde  vaz'etmiştik.
    bilir.  Köylerin  İller  Bankasının  ortağı  olarak  kal­  Arızî  âmilleri;  bankanın  teknik  icaphıra  ııygue,
    ması  ve  kredilerden  faydalanması  arzu  edildiği  şekilde  çalışmasını  aksatan  daha  ziyade  politik  te­
    takdirde;  taleplerin  karşılanabilmesi  için  Devletin  sir  ve  tedbirler  şeklinde  tarif  mümkündür.  Banka­
    bankaya yardımda  bulunması  ve  pek  geniş  bir  mik­  nın  malî  bünyesinde  bu  faktörün  tesirleri  çok  bü­
    tara  varması  mümkün  ve  muhtemel  olan  köylere  yük  olmuştur.  Burada,  bu  arızî  âmiüeıden  üzerine
    yapılacak  kredi  yardımlarının  hedefi,  şartları  ve  parmak  basmak  istediğimiz  (Belediyeler  Fon  Hesa­
    ödeme  hükümlerinin  hususi  bir  rejime  bağlanması  bı)  dır.  Gelir  vergisi,  gümrük  ve  teke)  resimleriylo
    iktiza  eder.                                      sairedeiı  yapılan  tahsilatın  muayyen  nispetleri  Ha­
        Banka  Kanununun   19  ancu  maddesinde,  yıl­  zineye  belediye  hisseleri  olarak  tefrik  ve  banka  ka­
    lık  sâfi  kazancın  % 50'sinin,  irat  getirecek  tesisler  naliyle  son  sayımdaki  nüfus  adetlerine  göre  beledi­
    kurulması  için  muayyen  usuller  dahilinde  köylere  yelere  tevzi  edildiği  malûmdur.  Belediyelerin  eı.
    hibe  edilmesini  âmirdir.  Her  sene  bankaya,  efektif  mühim  ve  müstakar  gelirini  teşkil  eden,  bu  hisse-
    olarak,  büyük  miktarlarda  (1959  sonunda  8  mil­  binee  tefrik  ve  bankada  Bakanlık  emrine  acıhiüs
    yon)  ödeme  yapmayı  icap  ettiren  bu  hükmün  tadi­  bir  hesaba  alınmaktadır.  Fon  müessesesi,  nüfusu
    li  ve  bu  %  50'niıı,  kâr  tevzii  gayesi  gütmiyen  ban­  •lO binden  yukarı  olan  şehirler  aleyhine,  mali  bün­
    kanın  kısmen  sermayesine  ve  kısmen  de  ihtiyatl;;-  yesi  zayıf  olduğu  kabul  edilen  50  binden  az  nüfus­
    rına  tefriki  faydalı  olur. Zira;  sâfi  kazancın  %  50'-  lu  belediyelerin  mecburî  ve  zarurî  bazı  hizmetleri­
    sinin  köylere  hibe  edilmesi,  nazarî  olarak  cazip  nin  ifasına  yardım  için  kurulmuştur.  Bakanlık  ta­
    görülmesine  mukabil,  umumî  bir  fayda  sağlamadı­  rafından  belediyelere  tahsis  edilecek  paranın  nısfı
    ğı  ve  hibe  edilen  bu  paraların  heba  olduğu  ekseri  hibedir.  Diğer  nısfı  bankaca  25  senede  müsavi  tak­
    tatbikatçıların  şahadeti  ile  sabit  bir  keyfiyettir.  sitlerle  faizsiz  olarak  tahsil  edilecek  ve  fon  hesabı-,
    Hatıra  gelen  bu  tedbirin,  bankanın  malî  bünyesini  nın  matlubuna  alınacaktır.  Bu  mekanizmaya  göre;
    takviyeye  medar  küçük  bir  imkân  olmakla  beraber,  fon  hesabında  para  biriktikçe,  •  Bakanlık  lüzumlu
    dâvayı  halledemiyeceği  aşikârdır,                gördüğü  işler  için  ilgili  belediyelere  t?ıhsis  yapacak

                                                                                                   53
   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12