Page 7 - İller ve Belediyeler Dergisi
P. 7

K A H V E L E R





                                                                            Yazan  :  Perihan  PARLA

       Halk   dilinde kısaca  "kahve"  kelimesiyle         Bürosundan  çıkar  çıkmaz  yuvasına  koşup
   ifade  edilen  ve  çayhane,  kahvehane,  kırathane,  sabırsızlıkla  bekleşen  çoluk-çoğuğuyla  beraber
   gibi  isimler taşıyan,  ekserisi  gayn  sıhhî  şartlar  bulunmak  saadetinden  kendini  mahrum  eden
   içinde  bulunan  tenbel  yuvalarının  gün  geçtikçe  baba  kahveye  gider.  Okul  kaçağı,  haylaz  deli­
   artan   sayısı  karşısında  üzüntü  duymamak        kanlı  kahveye  gider.
   mümkün   değildir.
                                                           Yeri  yurdu,   kümesi  bulunmayan    âvâre
       Büyük    şehirlerin  en  işlek  caddelerinden,  adam  kahveye  gider.
   birkaç  evlik  köylere  kadar,  yurdumuzun her kö­      Binbir  kişinin  elinden  geçerek  rengini  gay-
   şesine  yayılmakta  olan  garip  atmosferli  çatı  betmiş  oyun  kââtlarmdan,  insana  tiksinti  veren
   altlarının  cazibesini  tahlil  etmek  hakikaten
                                                       kirli
   güçtür.                                            der.   zarlardan  zevk  alan  kumarbaz  kahveye gi­
       Mensup   oldukları  muhitler birbirine zıt, i­      Polisin  takibinden  kaçan  şüpheli  kahveye
                                               f
   kir,  yetişme  ve yaş seviyesi  tamamen  ayrı  kim­  gider.  Hattâ  ev  soyan  hırsız,  cana  kıyan  katil
   selerin  biraraya  toplanışındaki  mana  ve  gaye   saklanmak  için  kahveye  gider.  Birbirine  uyma­
   nedir?..  (Kahveye  gitmek  itiyadını)  gelenekle­  yan,  karışık  bir  kitlenin  sadece vakit  öldürmek
   rimize  bağlamayı   düşünebilirsekte,  bugünkü      için  toplandığı  bu  (miskinhane)  lerde nasıl  eğle­
   kahvelerin  millî  ve  edebî  tarihimize mal  olmuş  nilir?..
   eski  devirlerin kahvehaneleriyle  tamamen  ayrı
   karaktere  sahip  bulunuşu  karşısında  derhal  te­     Yanılmıyorsak   hiç  eğlenilme^;  daha  çok
   reddüde  düşeriz.                                   uyuklanır,  oyun  oynanır,  dedikodu  yapılır,  ara-
                                                           da
                                                       sıra
                                                              kavga
                                                                     edilir.
        Sanatkârların,  aşıkların,  saz  şairlerinin
   edebî  sohbetlerine,  musikî  âlemlerine  sahne ol­     Görülüyor  ki, hangi  cepheden  mütalâa  edi­
   muş  klâsik  kahvehanelerle,  hüviyetini  değiştir­  lirse  edüsin,  bu  iptidaî  yerlerin  sosyal  hayatı­
   miş  bugünküler  arasında  hiçbir  benzerlik  kal­  mız  için  tamamen  lüzumsuz,  fakat  zararlı  oldu­
   mamıştır.                                           ğu  aşikârdır.  Türk  milletinin  çalışkan,  yapıcı
                                                       ve dinamik hasletleriyle hiç te  telifi  kabil  olma­
        Ayrıca,  medeniyetin  hayret  verici  inkişaf­  yan  "kahve"  lerimizin  manzarası  cidden  hazin­
   lar  kaydettiği  bir  çağda  zaman  mefhumunun      dir.
   ne  büyük  değer  taşıdığı  malûmdur.  Gaybedilen       Kanaatımızca,  her  yönden  ilerleme  yoluna
   saatlerin  değil,  dakikaların  bile  ürerinde  dur­  sapmış  medeni bir toplum için  ancak utanç  mev­
   mak  mecburiyeti hissedüirken,  bir  kısım  vatan­  zuu  sayılabilen  (tenbelhane)  lerin  biran  evel
   daşların  hayalet  verici  yerlerde  pineklemelerine  tasfiyesi  için  çareler  aramak  yerinde  olacaktır.
   gönül  birtürlü  razı  olamamaktadır,.
                                                           Anadolu'nun  muhtelif  bölgelerini  dolaştığı­
        Her ferdin  şahsı  namına  olduğu  kadar,  aile­  mız zaman  gerek  istihsâl  bakımından,  gerek  ya­
   si  ve  içinde  yaşadığı  cemiyet  için  de bütün  gücü  şama  standardı  bakımından  ileri  gitmiş  şehir,
   ve  kabiliyetiyle  çalışıp  faydalı  olması  bir  zaru­  kasaba  ve  köylerimizde  kahve  sayısının  hemen
   retken,  boşuna  harcanan  zamana  acımamak  el­    hemen  yok denecek  kadar  az  olduğunu  müşaha-
    den  gelemez.                                      de  ederi?;.
        Kahveye  gidenler  arasında  kimler  vardır:       Bu  intibaın,  düşüncelerimize  en  kuvvetli
        İşsizlikten  canı  sıkılan,  kendine  oyalanacak  bir  müdafaa  tezi  olabileceğine  bilhassa  işaret
    mevzu bulamamış  emekli memur   kahveye  gider.    etmek  isteriz..

                                                                                                    5
   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12