Page 4 - İller ve Belediyeler Dergisi
P. 4

Böylece  üç  dilden  biriyle  söylenen  sözler  aynı    Yakından  ve  uzaktan  gelen  belediyecileri
           zamanda  öteki  iki  dile  de  çevrilmiş  oluyor;  ay­  eski bir  meslekdaşları  sıfatiyle  selâmlarım.  Ken­
           rıca  tercüme  ile  vakit  kaybedilmiyordu.        di  tecrübem  bana  modern  bir  belediyenin mese­
                                                              lelerini  halletmenin  ne  kadar  güç  olduğunu  gös­
                                                              termiştir.
                                                                   İlk  ağızda  tartışmasını  yapacağınız  :  "Bü­
                                                              yük  şehir  ve  küçük  komün,  kuvvetleri  ve  zaaf­
                                                              ları"  meselesi  beni  yakından  ilgilendiriyor.  Bu
                                                              meseleyi  ele  alarak,  fikirlerinizi  teati  ettikten
                                                              sonra,  şimdiye  kadar  elde  edilen  başarılar  ile
                                                              gerçekleştirilememiş  olan  istekleri  ve  ümitleri
                                                              behrteceksiniz.
                                                                   Komünlerin  özerk  idaresi  demokratik  re­
                                                              jim  esaslarındandır.  Demokratik   kanunlarda
                                                              özerkliğin  sınırlarını  uygun  ve  pratik  bir  suret­
                                                              te  belirtmek  önemli  bir  ödevdir.  Esasen  özerklik
                                                              komün   idarelerine  tevdi  edilmiş  olan  yüzler  ve­
                           Kongre  âürosunda                  ya  binler,  hattâ  milyonlarca  insanın  idare  kabi­
                                                              liyetine  bağlıdır.
               ilk  celse  Mozart  tarafından  bestelenmiş         Yalnız,  başlı  başına  ayrı  bir  kolon  halinde
           Avusturya  millî  marşı  ile  açıldı.  Millî  marşı  yaşayanların  böyle  bir  özene  ihtiyaçları  olmıya-
           ayakta  dinlediğimiz  sırada  Avusturya  Cumhur­   büir.  Komün  hahnde  toplanınca  sosyal  iş  bölü­
           başkanı  gelip  yerini  aldı.  Profesör  Hans Swaro-  mü  yapılmalıdır.  Topluluğun  menfaati  adına,
           wsky'nin  idaresindeki  akademi  orkestrası  millî  her  gün  sayısı  artan  görevlerin  yerine  getiril­
           marşın  arkasından  Beethoven'in  Egmont  uver­    mesi  ile  ödevli  otoriteleri  belirtmek  gerekir.
           türünü  çaldı.  Bu  harika  musikiyi  oturduğumuz
                                                                          komün
                                                                   Küçük
                                                                                                      komün
           yerde  dinledik.                                   işlerini  görüşmek  için yardımlaşmağa  ve  elveriş­
                                                                                            kurmağa
                                                                                     dernek
               Viyana'nın  faal  ve  cevval  Belediye  Başkanı  lidir.  Küçük  komünlerde  idarî  faaliyet,  vasıta­
           Bay  Franz  Jonas  sevimli  edasiyle Almanca  ola­  ların  nisbeten  az  olması  dolayisiyle,  pek  mah­
           rak  irad  ettiği  nutkunda  delegelere  şehir  adına  duttur.  Bununla  beraber,  küçük  komünlerin  de,
           hoş  geldiniz  dedikten sonra Avusturya'nın  dert­  kendi sınırları  içinde sosyal ödevlerini  yerine  ge­
           lerine  temas  ediyor,  kötümserliğe  kapılmıyarak  tirecek  durumda olmaları  lâzımdır.
           geleceğe  inandığını  belirtiyor,  kongrenin  Viya-     Şehirlerde  ve  hele büyük  şehirlerde,  vatan­
           na'da  toplanmasına  karar  vermekle  gösterilen   daşlarla  doğrudan  doğruya  temas yerine,  nüfus
           ilgi  ve  dostluğa  teşekkürler  ediyordu. Güler  yüz­
           lü  hatip,  Almanca  söylüyor,  ben  sözlerini  Fran­
           sızca  dinhyordum;   daha  doğrusu   sözlerinin
           Fransızca  tercümesini  dinliyordum.
                Belediye  Başkanının  ardı  sıra  Avusturya
           Cumhurbaşkanı    Dr.  Theodor  Körner  alkışlar
           içinde  hitabet  kürsüsüne  çıktı  ve  Avusturya
           adma  kongreye  katılan  delegelere  ho.g  geldiniz
           dedikten sonra şu  değerli  sözleri  söyledi  : "Kon-
           gi-emiz için, dünyanın  her  tarafından  çelen  ziya­
           retçilerini  dostça  kabul  etmek  ve  onların  ika­
           metlerini  elden  geldiği  kadar  hoş  geçirmelerine
           çalışmak  geleneğinde  olan  bir  memleketi  ve  bir
           şehri  seçmek  isteğini  gösterdiniz.  Bu  durumda
           bir  değişiklik  olmadığını  memleketimizde geçire­
           ceğiniz ilk günde hissedeceksiniz.                               Kongre  toplantı  salonu

           2
   1   2   3   4   5   6   7   8   9