Page 4 - İller ve Belediyeler Dergisi
P. 4

bagladıklarma    hükmetmiş    ve  seviımıiştim.          Düenciliği  kökünden   söküp  atan  belde­
          Bayandan      izahat  aünca   hayal  sukutuna        ler  ne  yapmışlar  ve  ne  yapıyorlar ? Lozan-
          uğradun.    Meğer   bu  bayanm    evinde  tera­      da  yecü  yıl  oturdum,  hemen   bütün   îsviç-
          zisi  varmış:  Ismarladığı  mallar  eve  getiri­     reyi  gezdim:  Bir  dilenciye   rastlamadım,
          lince açıyor,  bakıyor,  tartıyor  ve fiyatı  işi­   bir  serseri  görmedim.   Bu  mutlu   durumu
          ne  geürse  ahyor,    gelmezse   geri  gönderi­      sağlamak   için  İsviçrelilerin  bir santim  bile
          yormuş!..   Yani  herkesin  dükkânda    sarf et­     para sarf etmeğe lüzum görmediklerini     gör­
          tiği  gayreti,  itinayı  bu  bayan  evinde  yapı­    müş   ve  öğrenmiş   bulunuyorum.    Bu    işte
          yormuş!    Günlük   hayatımızı   lüzumsuz   ye­      en  çok dikkat  edilecek  nokta  dilencileri  ve
          re  ne  kadar  güçlegtiriyoruz:  Bir   ev   ka­      serserileri  başkalarımn    sırtından   geçin­
          dım  veya   bir  aile  reisi  aldanmamak   için      mek  huyundan    vazgeçirmektir.   Bu  bakım­
          fiyatları  muhtelif  yerlerden  soracak,   mu­       dan  16  ocak  1311 tarihli  Teseülüm  menine
          kayese edecek, bir kimyagerden      fazla  yağ­      dair  olan  eski  tüzüğümüz   biraz  sakattır.
          lardan  anlıyacak.  "Kimyagerden fazla" di­          Körlükten,  dilsizlikten,  çolakhktan,  aksak-
          yorum.   Çünkü   kimyager    yağm   hileh  olup      hktan  daha   büjnik  sakathk  dilencilerimiz­
          olmadığını    birtakım    aletler  ile  tahUller     de  ve  serserilerdeki  tenbelük  hastalığıdır.
          yaptıktan   sonra   anlıyabihr.  Aile  reisi bu      Tenbellik  gibi  çalışkanlık  da  bir  ahşkanlık
          işi  aletsiz  yapmak  durumundadır.    Bir  ba­      meselesidir.  Ancak   tenbelhğe  kolay,  çahş-
          kışta  kasaptaki  etin kıvırcık  mı, dağhç mı,       kanhğa güç alışıhr. Yaşamak     için  çalışmak
          karaman   mı, yoksa   keçi  mi olduğunu   kes­       lâzım  geldiğini,  çahşmaktan    başka    çare
          tirecek.  Bahğm,    yumurtamn       renginden        olmadığını   dilencilerin,  serserilerin  kafa­
          taze  olup  olmadığım    bilecek.  Ehne  aldığı      larına  sokmak   icabeder.  Isviçrehler  bu  işi
          paketin  ağırlığından   doğru  tartılmış  olup       yoluna  koymuşlar.    Bakınız  ne  yapmışlar:
          olmadığını  sezecek.. Bunlar   mümkün     mü?            Bir  îsviçreü  işsiz  kaldı  mı  belediyenin
             Atina  Belediyesinin yaptığını   başaramı-        iş  bürosuna  başvuruyor.   Belediyeye  kimli­
          yacak  bir   belediyemizi    tasarlamıyorum.         ğini,  ne  gibi  işlerde  çalıştığım,  niçin  işsiz
          Belediyelerimiz   bunu,  yalnız  turizm  bakı­       kaldığını  eündeki  belgelere  dayanarak   an­
         mından    değil,  hemşeriler   arasında   ahen­       latıyor.  Belediyenin  iş  bürosuna  bu  vasıf­
         gi,  güvenliği,  karşılıklı  sevgi  ve  saygıyı       larda  bir  işçi  arayanın  müracaatı   varsa
         •perkinleştirmek     için  de  sağlamak   duru­       hemen   iş  arayan  işçi  arayana  bir  tezkere
         munda    bulunuyorlar.                                ile  gönderiliyor.  Böyle  bir müracaat  yoksa
             Batıda   hiçbir  satıcı  müşterisine   kötü       belediye  iş arayana üç   otel kuponu  ile  altı
         mal  vermeğe,   müşterisinden    fazla  para  is­     lokanta  kuponu   veriyor. Kuponların    arka­
          temeğe    kalkışmaz.   Hiçbir  manav   müşte­        sında  hangi  otellerde  ve  hangi  lokantalar­
          risine  çürük  meyve  vermez.   Bilâkis   kötü       da  bu  kuponların  kabul  edileceği  yazıhdır.
         mal  vermemek,müşterisini     memnun     etmek,       İş  arayan  bu  kuponlarla  rahat   rahat   üç
         firmasının    itibarını  yüksek  tutmak     için      gün, üç gece öğle ve akşam    yemeklerini   yi­
          dikkat  kesilir. Bir mağazadan    bir  kaç  ka­      yor,  yatıp  kalkıyor.  Dördüncü  günü  tekrar
          dın   çorabı  alınız:  Çorapları   birer  birer      belediyeye  geliyor.  Yüzde  doksan   işi  ha­
          denetliyerek  ipük  kaçığı  olmadığına   kana­       zırdır.  Eğer  iş başka  bir şehirde  veya  köy­
          at  getirmeden   size  vermez.   Batı    belde­      de  ise  kendisine  tren  bileti  ile birlikte  yol­
          lerinde  duyulan  rahatın,  güvenliğin   birin­      luk  nevalesi  de  sağlamyor  ve  işverene  bir
          ci  kaynağı  bu   tok  gözlülük  ve  doğruluk        tezkere  ile  işçinin  belediyeye  olan  borcu
          olsa  gerektir.   Beledelerimizdeki     rahat­       bildiriliyor.  İş  veren,  işçinin  ücretinden
          sızlığın,  üzüntünün  birinci  kaynağı  bunun        belediye  borcunu  münasip   taksitlerle kese­
          aksi  olduğu  gibi.                                  rek  belediyeye  gönderiyor.  Böylece  beledi­
               Bu  satırları  gözden  geçiren  belediye­       yeler,  bir para  sarfetmeden  işsizleri  iş  sa­
          cilerimizin   zihinlerini  dilencilik  meselesi­     hibi  ediyorlar.  Parasız  kalan   yabancıları
          nin  de  kurcaladığını  tahmin  ediyorum.            da  sınır  dışına  çıkarıyorlar.

         2
   1   2   3   4   5   6   7   8   9