Page 3 - İller ve Belediyeler Dergisi
P. 3

İÜ  tedbirlere  başvurulması  düşünülmüş­          Nitekim,  Belediye    Kanunumuzun
                                                                                                      i
                tür.  Zira,  pahalılık  bir  iktisat kanunu  icabı  (15) inci  maddesinde  bütün  belediyeler -
                olduğuna  göre  her  zaman  meydan  alabi­    çin,  (mecburî  belediye  vazifelerine)  giren
                lecek  bir  hâdisedir.  Daima  sıhhatte  olma­  muhtelif  fıkralardaki  hükümler  belediye­
                sı  ihtimali  olmıyan  uzviyet  gibi  pahalılık  lere  mühim  salâhiyetler  vermiştir;
                da  cemiyet  vücudünde  ve  uzviyetinde  a-        Bunlardan  (43)  üncü  fıkrayı  aynen
                ra  sıra  zuhur  eden  bir  müvazenesizlik  hâ­  okuyalım:
                disesi  olarak  görünür.  Fakat,  hakikatte        "Ekmeğe,  ete,  doğrudan  doğruya  ve
                 «arz  ve  talep»  bu  sayede  nizama  girmeğe  kat'î  lüzum  halinde  bunlardan  maada  ha-
                çalışır.  Pahalılıkta  «talep»  çok,  «arz»  az­  vaici  zaruriyeye,  mahalleri  idare  heyetle­
                dır.  Yahut  diğer  bir  ifade  ile  arz  azaldığı  rinden  tasdik  edilmek  şartiyle,  azamı  fi­
                ve  talep  çoğaldığı  vakit  «pahalılık»  mey­  yat  koyabilmek  ve  icabında  ihtikâra  mâni
                dana  gelir.  «Talebin»  çoğalması  için:  pa­  olmak  için  havaici  zaruriyeye  müteallik
                ranın  çoğalması,  ve  ona  nisbetle  «arzın»  mevad  alım  ve  satımı  ve  bunlardan  stok
                yâni  «mahsul  veya  mamulün»    azalması     yapmak   ve  hayatı  ucuzlatacak  tedbirler
                lâzım  gelir.                                 ittihaz  etmek."

                     Bu  vaziyet  karşısında,  yâni  arzın  ve     Bundan  başka,  42  inci  fıkrada  "pazar
                 (mahsulün)  çok  para  ettiği  hallerde,  fazla  yerleri  yapmak"  vazifesi,  (16)  ncı  fıkra­
                 istihsale  doğru  bir  uğraşma  olur.  Ve  neti­  da:  "Belediyelerin  azamı  fiyat  ve  ucurat
                 cede,  tabiat  kanunları  icabı  bir  müddet  tarifelerine  ve  narhlarına  riayeti  temin  et­
                 «muvazene»   husule  gelir.                   mek"  salâhiyeti,  (58)  inci  fıkradaki:  "Her
                                                               nevi  et,  yağ,  balık,  zeytinyağ,  peynir,  ve
                     Fakat,  bu  iktisadî  istihalelerin  deva­  sebze  ve  meyva,  turşu,  tuzlu  balık  gibi
                 mı  müddetince,  insanlar  bir  fırtınadan    muhafazası  ve  satılması  sıhhî  ve  baytarı
                 müteessir  oldukları  gibi  müteessir  olru-  şeraite  tâbi  yenilecek  şeylerin  müzayede-
                 1ar,  zarar  görürler.  Nasıl  ki;  bir  fırtına­  li,  müzayedesiz  toptan  alım  ve  satımının
                 dan,  insanlar  kendilerini  muhafaza  için   muayyen  mahallerde  ve  belediye  nezareti
                 tedbirler  alırlar,  ve  yağmura,  doluya  tu­  altında  icrasını  temin  için  haller  tesis  ve
                 tulmamak  için  tahaffuz  ederlerse,  hayat   idare  etmek"  gibi  ihtiyarî  vazifeler,  keza:
                 pahalılığı  baş  gösterdiği  zamanlarda  da   (60)  ncı  fıkrada:  "Borsa  bulunmıyan  yer­
                 ondan  kaçınmağa  çalışırlar.  Belediye  ka­  lerde  zahire  pazarları  ve  arziyeler  yapmak
                 nunlarına  giren  hükümler  de,  işte,  bu  ka­  veişletmek";  (62)  nci  fıkradaki:  "Mahru­
                 çınma  tedbirleridir.                         kat  pazarları  ve  arziyeleri  yapıp  idare  et­
                                                               mek",  (63)  üncü  fıkradaki  "mahsulât  ve
                     Fakat,  hiç  bir  vakit;  ne  yapalım,  fır­
                 tına  geldi,  dolu  ve  yağmur  başımıza  yağ­  mesnuat  sergi  ve  panayırları  ve  müzeleri
                 sın;  cesur  olalım,  ve  sırsıklam  olalım  diye  kurmak  ve  işletmek";  (65)  inci  fıkradaki:
                 beklemezler!.                                 "Belediye  fırınları  yapmak  ve  işletmek";
                                                               hep  hayatı  ucuzlatmağa  mâtuf  tedbirler­
                     Zira,  insanların  böyle  bir  karara  var­  den  başka  bir  şey  değildir.
                 maları  kabil  değildir.  Aksi  takdirde,  bu­    Belediyelerin  hayatı  ucuzlatmak  için
                 nu  yapan  insanların  da  «sağ  duyusundan»  mühim   salâhiyetleri  vardır.  Mahalline
                 değil  «aklından»  şüphe  edilir!.
                                                               göre  değişen  tatbik  şekilleri  üzerinde  dü­
                     Demek   ki;  iktisadî  bir  buhran  olan  şünmek,  ve  tatbik  çarelerini  arayıp  bula­
                 ve  açıkça  kimsenin  kast  ve  kabahati  olmı­  rak  halkı  pahalılık  sıkıntısından  kurtar­
                 yan  «pahalılık»  geldiği  vakit  onunla  çar­  mak:  Belediyelerin  en  mühim  ve  kanunî
                 pışmak,  karşılamak,  korunmak  lâzımdır.     vazifelerindendir.
                      Şehirlerarası  Otobüs  Meselesi:  Sahi  fa =:  808


                 774
   1   2   3   4   5   6   7   8