Salgın Sonrası Şehirlerin Geleceği Tartışıldı

 

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) tarafından, koronavirüs (Covid-19) tedbirleri kapsamında telekonferans yöntemiyle düzenlenen “COVID-19 Salgını Sonrası: Şehirlerde Sosyal Riskler ve Fırsatlar Konferansı” 21 Nisan’da gerçekleştirildi.

 

Salgın sonrası şehirlerin karşılaşacağı zorluklar, salgının ruhsal etkileri ve koruyucu önlemler, uzaktan eğitim sistemi gibi konuların tartışıldığı konferans, Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Fatma Şahin’in kısa açılış konuşmasıyla başladı. Gün boyunca süren  toplantı konuyla ilgili çok sayıda önemli ismi bir araya getirdi.

 

“Pandemi kaçınılmaz bir savaştır”

 

TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Dr. Şenel Yediyıldız, yaşanan süreçte akıllı, güvenli ve sağlıklı şehirlerin öneminin bir kez daha anlaşıldığını kaydederek virüsün tüm dünyanın olaylara bakışını değiştirdiğine vurgu yaptı. Pandemiyi “kaçınılmaz bir savaş” olarak nitelendiren Yediyıldız,  “Ülkemizde Cumhurbaşkanımızın önderliğinde bir sağlık altyapısı oluştu. Devasa hastaneler yapılması eleştiriliyordu ancak herkes bunun ne kadar doğru olduğunu gördü. Bugün artık en basit şekilde bu salgını nasıl atlatabiliriz ona bakmalıyız.” dedi. Yediyıldız, sağlık çalışanlarını da tebrik ederek “Sayın Sağlık Bakanımız çok büyük bir gayretle bu savaşın nasıl olması gerektiğini ortaya koyuyor. Dünya Sağlık Örgütü bütün pandemilerde Türkiye’yi örnek alacaktır. Türkiye’nin bu pandemiyi en hafif atlatacağına inanıyorum.” şeklinde konuştu.

 

“Bu salgından kendi kendine yeten toplumlar daha az zararla çıkacak”

 

Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikaları Kurulu Başkan V. Prof. Dr. Şükrü Karatepe, şehir güvenliği, sağlık ve ekonomi konularına değindi. İlk şehirlerin kurulmasından bu yana insanların önce güvenlik meselesini dikkate aldığından bahseden Karatepe, geçmişten bugüne dünyada yaşanan salgınları hatırlatarak milyonlarca insanın bu salgınlarda hayatlarını kaybettiğine dikkati çekti. Koronavirüs salgınının dünyadaki etkilerinden bahseden Karatepe, “Derelere ev yaptık, dağları deviriyoruz, ıslak alanları kurutuyoruz, ekin ekilecek yerleri betonla dolduruyoruz. Yani tahrip etmekte yarış içine girmiş durumdayız. Bu tahribatı en çok yapanlar da genelde en güçlüler. Böyle bir hal içindeyken bugünleri yaşamaya başladık.Bu işte en fazla etkilenen ve bocalayanlar en güçlüler oldu. İçinde bulunduğumuz salgın, güçlü-zayıf, zengin-fakir ayırmıyor. En fazla ders onlara veriliyor adeta. Bu krizi kolay atlatan toplumlar, sağlık, güvenlik ve gıda alanında kendine yeten toplumlardır. Türkiye bu kategoridedir. Kendisine yeten ülkelerin bu salgından daha az zararla çıkacağı görülüyor.” dedi. Kriz dönemlerinde güven oluşturmanın ve yönetme basiretinin ön plana çıktığını bildiren Karatepe, Avrupa’da parlamenter sistemle yönetilen devletlerin salgını yönetmekte yetersiz kaldığına işaret ederek, “Başkanlık sisteminin işlerimizi ne kadar kolaylaştırdığını gördük. Bu sistemin imkânlarını kullanarak meseleyi kontrol ediyoruz.” dedi.

 

 

“Pandemi, şehircilikte yeni bir boyutu ortaya koymak zorunda olduğumuzu gösterdi.”

 

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Hasan Suver,  Bakanlık tarafından belediyelerin ve vatandaşların mağduriyetini gidermeye yönelik yapılan faaliyetleri aktardı. Alınan önlemlerin pandemi sonrasında dünyayı şekillendireceğini kaydeden Suver,  teknolojinin tüm unsurlarıyla kullanıldığına dikkati çekti. Bakanlık olarak sürdürebilir tarım ve gıda güvenilirliğini sağlama çalışmalarına ağırlık vereceklerini belirten Suver, sosyal mesafenin de artık bir ilke haline gelmesinin zorunluluk olduğunu söyledi.  Suver konuşmasına şöyle devam etti: “Salgının insan sağlığı, işsizlik ve ekonomik dengelerin bozulmasının yanı sıra doğanın yenilenmesi gibi olumlu sonuçlarını da görüyoruz. Bu yıl dünyada hava ve su kirliliğinin 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana en az orana ineceği belirtiliyor. Artık yeni bir döneme girildi. Artık çevreci projeleri hayata geçirerek mücadele etme dönemidir. Yeni dünya için bu konulara eğilmeli, planlarımızı yapıp hayata geçirmeliyiz. Sıfır atık ve iklim değişikliği çalışmalarımızın ne kadar önemli olduğunu görmüş olduk. Bu pandemi, şehircilikte yeni bir boyutu ortaya koymak zorunda olduğumuzu gösterdi.” Suver ayrıca, kendi enerjisini üreten yeni bina ve şehirlere ihtiyaç duyulduğunu ve her türlü mimariyi salgınlara karşı yeniden tasarlayarak alt yapıları güçlendireceklerini de sözlerine ekledi

 

“Pandemi için yol haritası oluşturacağız”

 

TBB ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin dünyanın çok zor bir süreçten geçtiğini belirterek toplantının amacını salgın sırasında ve sonrasında yapılması gerekenleri tartışmak ve başka bir salgınla karşılaşıldığından alınacak koruyucu önleyici tedbirleri değerlendirerek bir yol haritası oluşturmak olarak açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde başarılı bir mücadelenin devam ettiğini söyleyen Şahin, en önemli uygulamaların belediyelerde olduğunun altını çizdi. TBB olarak pandemiyle ilgili genelge ve kararları yakından takip ettiklerini ifade eden Şahin, toplantı çerçevesinde salgının sosyal, felsefi, manevi ve ekonomik boyutunun konunun uzmanlarıyla ele alınacağını kaydetti. Şahin, gelecek hafta da diğer ülkelerdeki kardeş şehirlerle ortak çalışma yapacaklarını bildirerek, dünyanın bu sorununa ortak çözüm üretilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

 

“Sınırlar kapalı olsa bile ticaretin devam etmesini istiyoruz.”

 

Toplantının ana tema konuşmasını yapmak üzere söz alan Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger, Avrupa Birliği’nin pandemiyle ilgili ekonomi ve sağlığa dair çalışmalarını paylaştı. Türkiye’de bulunan birçok Avrupalının evlerine dönmesini sağladığı için Türkiye’ye teşekkür eden Berger, "Salgın nedeniyle AB mecburi olarak sınırları geçici olarak kapattı. Sınırlar kapalı olsa bile ticaretin devam etmesini istiyoruz. Özellikle AB'nin Türkiye ile olan ticari ilişkileri çok iyi. Bunun devam etmesi gerekiyor. AB'de çok sayıda ticari şirket iş yerlerini kapattı. Ekonomimizi en kısa sürede ayağa kaldırmalıyız. AB Yatırım Bankası da bu anlamda önemli krediler sağlıyor. AB düzeyinde çeşitli konular ele alınıyor. Tahribatı hep birlikte en aza indirmeyi ümit ediyoruz.” ifadelerini kullandı. 

 

"Mayıs ayında vakaların azaldığını görebiliriz"

 

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ateş Kara ise hastanelerin ve özellikle yoğun bakımlardaki kapasitenin Türkiye için salgın sürecinde önemli bir avantaj olduğunu dile getirdi.

Erken alınan ilaçlar nedeniyle tanı konulan her hastaya hemen tedaviye başlanma imkanı bulunduğunu anlatan Kara, "Avrupa'da, ABD'de gördüğümüz koridorlardaki hasta yığılması ve çok hastanın aynı cihaza bağlanması gibi sıkıntılar yaşamadık. Bunlar yaşadığımız çok büyük avantajlardı." dedi.  Dünyadaki en düşük ölüm rakamlarına sahip ülkelerden birinin Türkiye olduğunu aktaran Prof. Dr. Kara, şöyle konuştu: "Türkiye olarak bu süreci böyle atlatabilirsek şunu gösterme şansımız var; Türkiye ciddi anlamda bir sağlık merkezi olabilir. Türkiye ciddi anlamda dünyanın sağlıkta tedavi merkezi olabilir. Bu noktadan itibaren bunu göstermemiz lazım. Bu başarıyı sürdürmemiz halinde ülkemiz için çok büyük artı değer kazanmış oluruz. Şu anki rakamlara bakacaksak olursak, önümüzdeki 4-5 gün bu şekilde gidebilirsek nisan ayı sonunda en tepe noktayı görüp, mayıs ayında da vakaların azaldığını görebiliriz. Bunun için izolasyon kurallarına ve diğer tedbir kurallarına uymamız lazım ki başarıyı sürdürelim."

 

Toplantı;  “Salgın Sağlık Sektörünü Nasıl Etkileyecek?”, “Koronavirüs Sonrası Yeni Dünya Düzeni mi?”, “Salgının Ruhsal Etkileri ve Koruyucu Önlemler”, “Geleceğin Ailesi, Sağlıklı Kentler”, “Uzaktan Eğitimin Geleceği”, “Koronavirüs Sonrası Ekonomik Sistem” başlıklarında 7 oturum şeklinde gerçekleştirildi. Gün boyu süren etkinlik, TBB’ye ait tüm sosyal medya hesaplarından ve Belediye Akademisi’nden canlı olarak yayınlandı.

Salgın Sonrası Şehirlerin Geleceği TartışılıyorSalgın Sonrası Şehirlerin Geleceği TartışılıyorSalgın Sonrası Şehirlerin Geleceği TartışılıyorSalgın Sonrası Şehirlerin Geleceği Tartışılıyor